Savunma sanayiinde devrim: Türkiye kuantum teknolojileriyle geleceğe yelken açıyor!
-
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye'nin kuantum teknolojileri alanındaki atılımlarının, ülkenin teknolojik bağımsızlığı ve geleceğin güvenlik mimarisi için taşıdığı stratejik önemi vurguladı. SSB Kuantum Programı ile savunma sanayiinin geleceğine dair güçlü bir vizyon çizildiğini belirten Görgün, bu programın aynı zamanda Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığına ve önümüzdeki dönemin güvenlik anlayışına da ışık tuttuğunu ifade etti.
-
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından hayata geçirilen SSB Kuantum Programı, Türkiye'nin kuantum teknolojileri alanındaki yol haritasını ve stratejik vizyonunu gözler önüne serdi. SSB'deki programa katılan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN gibi dev firmaların genel müdürleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı temsilcileri, TSK mensupları ve akademisyenler, bu kritik teknolojinin önemine dikkat çekti. Görgün, "Yapılan sunumlar, kuantum teknolojilerinin artık teorik bir bilim olmaktan çıkıp stratejik bir kabiliyet alanına dönüştüğünü net bir şekilde gösterdi. Hesaplama, algılama ve haberleşmede yeni nesil kuantum kabiliyetleri, savunma teknolojilerinin geleceğini şekillendirecek." dedi.
-
Savunma Sanayii Başkanı Görgün, kuantum teknolojilerinin sunduğu geniş yelpazedeki stratejik kabiliyetlere dikkat çekerek, "Bu alanda dünyada yeni bir teknoloji yarışının içerisindeyiz. Geriden başladığımız alanlarda dahi ortaya koyduğumuz yenilikçi yaklaşımlar ve çözüm odaklı Ar-Ge süreçleri sayesinde, ürünlerimizin uluslararası alanda tercih edilir hale gelmesiyle başarıyı somutlaştırdık. Ancak mevcut yaklaşımları tekrar ederek ilerleyemeyiz. Kendi önceliklerimizi gözeterek, insan kaynağımızı geliştirerek ve yatırımlarımızı doğru yönlendirerek farklı stratejiler izlemeliyiz." şeklinde konuştu. Türkiye'nin son 23 yılda savunma sanayiinde büyük bir dönüşüm yaşadığını ve dışa bağımlılığın yerini yerli üretim gücünün aldığını belirten Görgün, hedeflediklerinin Türkiye'yi kuantum teknolojilerinde iddia sahibi ve yön verici ülkelerden biri haline getirmek olduğunu söyledi. Bu kapsamda, 34 yaş ortalamasıyla genç ve yetenekli bir insan kaynağına sahip olunduğunu ve bu gençlerin önümüzdeki 25 yıl boyunca stratejik ortaklıklarda önemli bir güvence oluşturacağını vurguladı. Türkiye'nin savunma sanayii ihracatında 11. sırada yer aldığını belirten Görgün, hızla ilerleyen teknolojiye ayak uydurmak ve sistemleri daha hızlı, daha uygun maliyetle üretmek gerektiğini ifade etti. YÖK Başkanı Erol Özvar da, imzalanan protokolün nitelikli insan kaynağı yetiştirme, eğitim programları geliştirme ve araştırma kapasitesini güçlendirme hedeflerine hizmet edeceğini belirtti. Bu stratejik alanlara büyük önem verdiklerini ve üniversitelerin kalkınma hedeflerine katkı sunmalarını desteklediklerini ekledi. Protokol kapsamında 11 üniversite, kuantum ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacak.








