Silifke köylüleri susuzluğa isyan etti: Uzaya gidilirken biz bidonlarla su taşıyoruz!
-
Mersin'in Silifke ilçesine bağlı Işıklı Mahallesi Kayabaşı bölgesindeki sakinler, günlerdir süren içme suyu sıkıntısı nedeniyle çaresizlik içinde yetkililerden yardım eli uzatılmasını bekliyor. Temel insani ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanan mahalle sakinleri, bidonlarla tanker ve kuyulardan su taşımak zorunda kalıyor.
-
Evlerinde çamaşır ve bulaşık makineleri gibi modern yaşamın gereçlerinin bulunmasına rağmen, susuzluk nedeniyle bu imkanlardan faydalanamayan vatandaşlar, hijyenik koşullarda dahi temel ihtiyaçlarını giderememenin üzüntüsünü yaşıyor. Mahalle meydanındaki su kuyularının önünde uzun kuyruklar oluşturan sakinler, zaman zaman su paylaşımı konusunda gerginlikler yaşandığını belirtiyor. Özellikle kavurucu sıcakların etkisini artırdığı bu günlerde, su sorununun hayatı çekilmez hale getirdiğini vurgulayan mahalle sakinleri, yaşanan mağduriyetin bir an önce giderilmesini talep ediyor. Bazı vatandaşlar, köy meydanına getirilen su tankerleri ve römorkları aracılığıyla ihtiyaçlarını karşılamaya çalışsa da, bunun da yetersiz kaldığı ifade ediliyor.
-
Işıklı Mahallesi Muhtarı Ramazan Güner, Kayabaşı bölgesinde yaz aylarında yaklaşık bin 200, kış aylarında ise 400 civarında vatandaşın yaşadığını belirterek, "Burada insanlar ilkel şartlar altında kuyulardan ve tanklarla su temin etmeye çalışıyor. Taşıma suyla değirmenin dönmeyeceği bir dünyada, bizler bu şartları yaşıyoruz. Silifkeli bir kardeşimiz uzaya gönderildi, bununla gurur duyduk ancak biz Kayabaşı olarak uzaya giden arkadaşlarımız varken, hala susuzluk çekiyoruz ve bununla da üzüntü duyuyoruz. Yetkililerimizden bir an önce bu insanları suya kavuşturmasını istiyoruz." dedi. Mahalle sakini Zübeyde Bulut ise, "Çeşmelerimizden su akmıyor. Bulaşığı, çamaşırı elimizde yıkıyoruz. Sularımızı çevre köylerden getiriyoruz. Arabamız yok, araba bulabilirsek bidonlarla eve su taşıyoruz. Banyo yapacağımız suları dışarıya şişelere koyuyoruz. Evimizin her şeyi var ama kullanamıyoruz. Çamaşırımızı kuyulardan getirdiğimiz suları kazanlara koyup dışarıda elimizle yıkıyoruz. Hangi devirde yaşıyoruz bilmiyorum. Millet uzaya çıkar oldu biz elimizde çamaşır yıkıyoruz." diyerek yaşadıkları dramı gözler önüne serdi. Nebi Kurt, "Beş vakit namaz kılacağız abdest alacak suyu bulamıyoruz." derken, Teslime Uğuz ise "Bulaşığımız yıkanmıyor, yemeğimize suyumuzu dökemiyoruz. Çocuklarımız susuz kalıyor. Ne olursunuz bize bir çare bulun. Önceden su için başvurduk olmadı. Sondajlar kazdırdık suyumuz çıkmadı. Su çıksın diye parmağımdaki yüzüğümü bile verdim." ifadeleriyle derin çaresizliğini dile getirdi.
-
-
-
-
-
-
-
-








