Zonguldak maden faciasında şok itiraf: Tutuklu sanık 'asıl patron başkası' dedi, serbest bırakıldı
-
Zonguldak'ta iki işçinin hayatını kaybettiği maden göçüğü faciasına ilişkin davada, tutuklu sanık H.D., mahkemede çarpıcı bir itirafta bulunarak, ocağın gerçek sahibinin kendisi olmadığını, bu işi başka bir şahısın yürüttüğünü iddia etti. Mahkeme heyeti, bu itiraf üzerine sanığın tutuksuz yargılanmasına hükmetti.
-
Kilimli ilçesinde 16 Şubat'ta meydana gelen ve iki madencinin yaşamını yitirdiği, bir madencinin ise yaralandığı özel maden ocağındaki göçükle ilgili dava, Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık H.D. (53) ile birlikte tutuksuz sanıklar T.A. (41) ve E.S. (35), hayatını kaybeden işçilerin aileleri ve taraf avukatları katıldı. Savunmasının son kısmında söz hakkı alan tutuklu sanık H.D., şirketi B.C. isimli bir kişiden devraldığını ancak herhangi bir para ödemediğini, evrak üzerinde yetkili kişi olduğunu belirtti. H.D., ocağın faaliyetleriyle ilgili herhangi bir müdahalesi olmadığını, işçilere talimat vermediğini ve ocağın asıl sahibinin H.B. olduğunu, sahanın kendi üzerine yapılmasının nedenini bilmediğini ifade etti. Maaşını H.B.'den elden aldığını ve H.B. ile oğullarının ocağı yönettiğini öne sürdü. İhalelere girmediğini ve sahayı devralırken kimseye ödeme yapmadığını da sözlerine ekledi.
-
Duruşmada, hayatını kaybeden işçi Ziya Kiret'in oğlu Olcay Kiret, asıl sorumlunun H.B. olduğunu iddia ederek, "Ocak sahibi H.D. değildir. Gerçek ocak sahibi H.B.’dir. Onun yargılanmasını istiyorum. Bu ocağın gerçek sahibini H.B. olduğuna dair delillerimiz vardır" dedi. Diğer oğlu Onur Kiret de babasıyla aynı ocakta çalıştığını ve H.B.'nin gerçek sahibi olduğuna dair tanıklarla WhatsApp yazışmaları bulunduğunu belirtti. Mahkeme heyeti, bu yazışmaların incelenmesi için Kiret'in cep telefonuna el koydu. Vefat eden Ziya Kiret'in eşi Şafak Nur Kiret de eşinin mühendisten habersiz iş yapmayacağını, ocağın H.B.'ye ait olduğunu ve H.D.'nin üstlenmesi durumunda cezasını çekmesi gerektiğini söyleyerek şikayetçi oldu. Sanık H.D. ise kazazedelerin mesai saatinden önce ocağa girdiklerini ve mühendise haber vermeden çalıştıklarını iddia etti. Sanık T.A. ise şirketten ayrıldığını ve olayla bir bağlantısı olmadığını savunurken, sanık E.S. de işçilerin mesai saatinden habersiz çalıştıklarını öne sürdü. Duruşma sırasında müşteki ve sanık avukatları arasında gerginlik yaşandı.
-
Tanık olarak dinlenen ve kazadan yaralı kurtulan İsmet Kabuk, kendisini H.B.'nin işe aldığını ancak ocağın H.D. adına kayıtlı olduğunu bildiğini söyledi. Çalışma sırasında tavanın çöktüğünü ve tahkimatın ağaçtan yapıldığını belirtti. Mahkeme heyeti, tüm bu beyanlar ve deliller ışığında tutuklu sanık H.D.'nin tahliyesine karar verdi. Dosyadaki eksiklerin giderilmesi amacıyla duruşma 22 Eylül tarihine ertelendi.
-
-








