TÜGVA Kayseri İl Başkanı İsmail Vefa Bayırbaş, Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı öncülüğünde 400'den fazla sivil toplum kuruluşunun katılımıyla kamu vicdanını canlı tutmak ve insanlık onurunu savunmak amacıyla barışçıl bir 'şahitlik' çağrısı yaptıklarını duyurdu. Bayırbaş, "Yeni yılın ilk gününde, 1 Ocak'ta, saat 08.30'da Galata Köprüsü'nde sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" dedi.

Gazze'deki İnsani Kriz ve Uluslararası Çifte Standart
Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Bayırbaş, Gazze'deki iki yılı aşkın süredir devam eden insani yıkım, uluslararası hukuk ihlalleri ve sistematik hak gasplarının normalleştirilmesine karşı kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirmek için bir araya geldiklerini belirtti. Bayırbaş, "Bugün Gazze'de yaşananlar bir 'gündem maddesi' değil; modern zamanın gözlerinin önünde gerçekleştirilen, tarihe utanç vesikası olarak geçecek bir insanlık sınavıdır. Bu sınavın kaydı; yalnızca haber bültenlerinin satır aralarında değil, vicdanlarda ve uluslararası kurumların 'unutkan' hafızasında tutulmaktadır. Ve ne yazık ki bu sınavda ağır bir 'çifte standart' uygulanmaktadır." ifadelerini kullandı.
Rakamlarla Gazze'deki Durum: Kayıplar ve İhtiyaçlar
Uluslararası kuruluşların yayımladığı güncel raporlara dikkat çeken Bayırbaş, Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) 18 Aralık 2025 tarihli raporuna göre, Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine dayanarak 7 Ekim 2023'ten bu yana 70 bin 668 can kaybı ve 171 bin 152 yaralı bildirdiğini aktardı. Raporda, ateşkes döneminde dahi can kayıplarının sürdüğü, ateşkesten bu yana 394 kişinin öldüğü, bin 75 kişinin yaralandığı ve enkaz altından 634 cenazenin çıkarıldığı belirtildi. Kış şartları ve fırtınanın etkisiyle yaklaşık 55 bin haneyi etkileyen sel/taşkın vakaları, kıyı bölgelerinden 370 ailenin tahliyesi gibi veriler de paylaşıldı. Ayrıca, Temmuz 2024 - 28 Kasım 2025 tarihleri arasında tıbbi tahliye beklerken bin 92 hastanın hayatını kaybettiği ve Gazze'de 18 bin 500'den fazla hastanın hâlen tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyduğu vurgulandı. Gıda güvenliği ve beslenme alanındaki raporların da 'geçici iyileşme' başlığının rehavete yol açmaması gerektiğini gösterdiği ifade edildi. Bayırbaş, bu çağrılarının bir ülkeye veya kuruma karşı önyargı olmadığını, insan hayatını merkeze alan evrensel bir tutarlılık talebi içerdiğini sözlerine ekledi.








