102 yıl önce o söz bir ulusun kaderini değiştirdi

GÜNCEL Yayınlanma : 29 Ekim 2025 10:09 Düzenleme : 29 Ekim 2025 10:14
102 yıl önce o söz bir ulusun kaderini değiştirdi
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 28 Ekim 1923’te söylediği “Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” sözü, Türk milletinin kaderini değiştirdi. 102 yıl sonra aynı coşkuyla Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz.

Türkiye bundan 102 yıl önce, milletin kendi kaderini kendi tayin ettiği Cumhuriyet rejimine geçti.

Tam 102 yıl önce bugün, 28 Ekim 1923’te Çankaya’da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği “Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” sözü bir ulusun kaderini değiştirdi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, parçalanmış bir imparatorluktan en büyük devrim olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurdu.

Bu tarihi gün, yalnızca bir yönetim biçiminin değişimi değil; bağımsızlık mücadelesinin zaferle taçlandığı, bir milletin kendi geleceğini eline aldığı eşsiz bir dönemin simgesi oldu.

28 EKİM: EN UZUN GECE

25 Ekim 1923’te hükümetin istifasıyla bir bunalım ortaya çıktı. Devlet bir hükümet kriziyle karşı karşıyayken Mustafa Kemal Atatürk, yol haritasını belirlemek üzere yakın arkadaşları İsmet İnönü, Kazım Özalp, Fethi Okyar, Ruşen Eşref Ünaydın, Fuat Bulca, Kemalettin Sami ve Halit Karsıalan’ı Çankaya Köşkü’nde yemeğe davet etti.

“YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ”

Atatürk o geceyi daha sonra şu sözlerle anlatmıştı:

“Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz, dedim.
Yemeği bıraktık.
O dakikadan itibaren nasıl hareket edileceği konusunda kısa bir program yaparak arkadaşları görevlendirdim.”

Atatürk, bir milletin kaderini değiştirecek o tarihi cümleyi İsmet İnönü’ye yazdırdı:

“Türkiye Devleti’nin hükümet şekli Cumhuriyet’tir.”

28 Ekim gecesi Ankara’da büyük bir heyecan ve beklenti hâkimdi. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, milletin iradesini temsil edecek yönetim biçimi için son hazırlıkları tamamlamıştı.

29 EKİM’DE TARİH YAZILDI

Meclis, 29 Ekim 1923 Pazartesi günü saat 18.00’de İsmet İnönü başkanlığında toplandı.

Anayasa Komisyonu tarafından sunulan ve anayasa değişikliğini içeren teklif, acil görüşülmek üzere gündeme kaydedildi.

Görüşe sunulan tasarıda şu hükümler yer aldı:

  • Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

  • Ulusal işlerin fiili idaresi halka dayanmaktadır.

  • Türkiye Devleti bir cumhuriyettir.

  • Türkiye Devleti'nin dini İslam, resmi dili Türkçedir.

  • Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından yönetilir.

  • Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı, Genel Kurulun toplantısında bir yasama dönemi süresi için kendi üyeleri arasında Millet Meclisi tarafından seçilir.

  • Cumhurbaşkanı görevini halefi seçilene kadar sürdürür. Geçmiş başkan yeniden seçilebilir.

  • Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Türk Devleti'nin başıdır.

  • Kurul Başkanı, Cumhurbaşkanı tarafından ve Meclis üyeleri arasından seçilir.

  • Diğer bakanlar yine milletvekilleri arasından, Kurul Başkanı tarafından seçilir. Kurulun listesi, Büyük Millet Meclisinin onayına Cumhurbaşkanı tarafından sunulur.

“YAŞASIN CUMHURİYET” SESLERİ VE ALKIŞLAR

Konuşmaların ardından tasarı, saat 20.30’da oturuma katılan 158 üyenin tamamının oyuyla kabul edildi.
Bütün milletvekilleri ayağa kalkarak üç kez “Yaşasın Cumhuriyet”, “Yaşasın Mustafa Kemal” diye haykırdı.

Cumhurbaşkanlığı için milletvekillerinin tamamının aklında tek bir isim vardı: Mustafa Kemal Atatürk.
Oy birliğiyle ilk Cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, alkışlar eşliğinde kürsüye çıkarak şu tarihi konuşmayı yaptı:

“Efendiler;
Asırlardan beri Doğu'da haksızlığa ve zulme uğramış olan milletimiz, Türk milleti, gerçekte soydan sahip bulunduğu yüksek kabiliyetlerden yoksun zannediliyordu.

Son yıllarda milletimizin fiili olarak gösterdiği kabiliyet, istidat ve kavrayış kendi hakkında kötü düşünenlerin ne kadar gafil ve ne kadar gerçeği görmekten uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek güzel ispat etti.

Milletimiz kendisinde var olan vasıfları ve değeri, hükümetin yeni adıyla medeniyet dünyasına çok daha kolaylıkla gösterebilecektir.

Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletleri arasında tuttuğu yere layık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.

Arkadaşlar; bu yüksek rejimi yaratan Türk milletinin son dört yıl içinde kazandığı zafer, bundan sonra da birkaç misli olmak üzere kendini gösterecektir.

Bendeniz, kazandığım bu güven ve itimada layık olmak için pek önemli gördüğüm bir noktadaki ihtiyacı arz etmek mecburiyetindeyim.
O ihtiyaç, yüce heyetinizin şahsıma karşı gösterdiği sevgi, güven ve desteğin devamıdır.

Ancak bu sayede ve Tanrı'nın yardımıyla, bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri en iyi şekilde yapabileceğimi ümit ediyorum.

Daima sayın arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir şekilde yapışarak, kendimi onların şahıslarından bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım.

Daima milletin sevgi ve güvenine dayanarak hep birlikte ileri gideceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.”

CUMHURİYETİN 102. YILINDA AYNI COŞKUYLA

Bugün, 102 yıl sonra da aynı heyecanla, aynı gururla diyoruz ki:
Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk!

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.