Türkiye’de tarım sektörü, maliyetlerin artması, çiftçi desteklerinin yetersiz kalması ve iklim krizinin de etkisiyle derin bir çıkmazda. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde tarımdaki kriz yeniden gündeme gelirken üretici için de kutlama değil, sorunların gölgesinde geçiyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Mart 2025 itibarıyla Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi aylık bazda 6.9, yıllık bazda ise yüzde 31.5 arttı. Tek yıllık ürünlerde aylık yüzde 9.6, çok yıllık ürünlerde yüzde 11.3 artış yaşandı. Bu durum hem üreticiyi hem de tüketiciyi doğrudan etkiliyor.
“ÇİFTÇİ KEMER SIKMA GEREKÇESİYLE DESTEKLENMİYOR”
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, çiftçinin içinde bulunduğu durumu Cumhuriyet gazetesine değerlendirdi. Don olayını hatırlatarak kuraklık tehdidine dikkat çeken Suiçmez, “60’a yakın ilde don zararı yaşandı. Çiftçilerin sadece yüzde 20’si sigortalı, bu oran çok düşük. Devlet zarar gören bölgeleri afet bölgesi ilan etmeli. Ancak kemer sıkma gerekçesiyle bu adımlar atılmıyor” dedi.
YÜZ TON ÜRÜN ELİMİZDE KALDI
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’e ise 2009 yılında bir milyonun üzerinde olan sigortalı tarım çalışanı sayısının bu yıl 400 binin altına düştüğüne işaret ederek işlenen tarım alanının ise son 20 yılda yaklaşık 3.5 milyon hektar azaldığına dikkat çekti. Milletvekili Gürer, “Bu kayıp, beş Niğde ili büyüklüğünde bir alana karşılık geliyor” dedi.
En fazla kuru soğan üretiminin yapıldığı illerden Yozgat’ta çiftçi Bilal Özbek yaşadıkları durumu şöyle anlatıyor: “Soğanın maliyeti 6 lira. Alıcı 1 liraya bile vermedi. Şu anda yüz ton ürün elimizde kaldı.”







