Hazır giyim sektörünün yükselişi ve değişen tüketim alışkanlıkları, geleneksel zanaatları adeta yok oluşun eşiğine getirdi. Çırak yetişmemesi nedeniyle gelecekte usta bulmanın bile zorlaşacağı terzilik mesleğini, Adapazarı'nda 61 yıllık bir terzi ustası, 3 metrekarelik dükkanında adeta zamana karşı bir direnişle sürdürüyor.

KONFEKSİYON SEKTÖRÜ MESLEĞİ BİTİRDİ
Kosova'dan 1958 yılında Sakarya'ya göç eden 61 yıllık terzi ustası Sabri Kosovalı, Adapazarı'nda 20 yıldır işlettiği 3 metrekarelik, 'merdiven altı' tabir edilen dükkanında mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Bu meslekle 4 çocuk ve 10 torun büyüttüğünü belirten Kosovalı, gelişen konfeksiyon sektörü ve değişen giyim kültürü nedeniyle işlerinin tamamen tamirata döndüğünü üzülerek ifade ediyor. Eskiden sipariş üzerine ceket ve takım elbise dikerek yoğun bir şekilde çalıştıklarını ancak hazır giyim ürünlerinin yaygınlaşmasıyla terziliğin eski ruhunu kaybettiğini dile getiren Kosovalı, "Eskiden işler çok iyiydi. Ismarlama ceketler, takım elbiseler dikiyorduk. Şimdi o günler tamamen geride kaldı. Konfeksiyon sektörü bizi tamamen bitirdi. Artık sadece paça daraltma, fermuar değişimi gibi ufak tefek tamirat işleri yapıyoruz. Eskiden dükkanlarımız kalfa ve çıraklarla dolup taşardı. Şimdi ise artan yüksek maliyetler ve kira fiyatları yüzünden küçücük dükkanlara sığınmak zorunda kaldık. Büyük dükkanların giderlerine dayanmamız mümkün değil. 20 yıldır bu 3 metrekarelik merdiven altı dükkanda zanaatımı sürdürüyorum. Terzilik mesleği artık bitti" dedi.

ÇIRAK YETİŞMEMESİ BÜYÜK ENDİŞE KAYNAĞI
Toplumun giyim alışkanlıklarındaki değişimin işlerini doğrudan etkilediğini vurgulayan Kosovalı, "Eskiden insanlar giyinmeyi bilirdi. Çarşıda, bulvarda kravatlı, takım elbiseli beyefendiler gezerdi. Şimdi ise giyim tarzı tamamen spora döndü; bir kot pantolon, bir tişört giyen çıkıyor. Haliyle bizim işlerimiz de zayıfladı. Dikiş kıyafet olayı hepten tarihe karıştı, terzilik tamamıyla tamirciliğe evrildi. Benim kuşağımdan, benden daha yaşlı terzilerin hiçbiri artık çalışmıyor, herkes köşesine çekildi. Ama ben evde duramıyorum. Her gün buraya gelip hem mesleğimi yapıyorum hem de gelen eşe dosta, komşulara tamirat işlerinde yardımcı oluyorum" şeklinde konuştu. Zanaatın geleceğine dair ciddi endişeler taşıdığını ve artık yeni ustaların yetişmediğini aktaran emektar usta Kosovalı, "Bugüne kadar yanımda dört, beş tane kalfa yetiştirdim. Ancak işlerin düşmesi ve ekonomik beklentiler nedeniyle onların da çoğu mesleği bıraktı. Artık herkes maddiyata, paraya pula bakıyor. Bu yüzden terziliği bırakıp başka iş kollarına yöneldiler. Şu anda benim kendi yetiştirdiğim kalfalar ve çıraklar bile bu mesleği yapmıyor. En büyük üzüntüm ve korkum; önümüzdeki yıllarda bu mesleği sürdürecek, iğne tutacak ne bir usta ne bir kalfa ne de bir çırak bulunamayacak olmasıdır. Mesleğin göz göre göre yok olmasından derin endişe duyuyorum" diyerek geleceğe dair kaygılarını dile getirdi.







