HİSDER (Hikmet İlim ve Sanat Derneği) tarafından Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen Pazartesi Toplantıları’nda, Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Kaya “31 Mart Vakası” hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Prof. Dr. Yakup Kaya, 31 Mart Vakası’nın üzerinden 117 yıl geçmesine rağmen arşiv yönünün zayıf kaldığını belirterek, bu döneme ait belgelerin tasnifinin tamamlanmamasının önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti.
“OLAYLARA TARAFSIZ BAKILMALI”
Tarihteki önemli kırılma noktalarından biri olan 31 Mart Vakası’nın ideolojik yaklaşımlar nedeniyle tam olarak aydınlatılamadığını vurgulayan Kaya, olaylara tarafsız bakılması gerektiğini belirtti.
“31 Mart Vakası’nda kesin sonuçlara ulaşamıyoruz. 2. Abdülhamid’e vurgu yapılırken Volkan gazetesi sahibi Derviş Vahdeti üzerinden yazılar yayınlanıyor. İlmin namusu bulunur, bakış açımız olaylara tarafsız bir şekilde bakabilme yönünde olmalıdır.” ifadesini kullandı.
EFSUNLU KAVRAM: MEŞRUTİYET
yüzyılın Osmanlı için buhranlar dönemi olduğuna dikkat çeken Kaya, Tanzimat Fermanı, Islahat Hareketi ve Kuleli Vakası gibi gelişmelere değindi.
Osmanlı’da mali hesaplamalarda Rumi takvimin kullanıldığını belirten Kaya, 31 Mart Vakası’nın 13 Nisan 1909 tarihinde gerçekleştiğini söyledi.
BALKANLAR’DA ÇETECİLİK FAALİYETLERİ HIZ KAZANDI
Kaya, II. Abdülhamid döneminde dış politikada önemli gelişmeler yaşandığını ifade ederken, Balkanlar’da çetecilik faaliyetlerinin hız kazandığını ve İttihat ve Terakki hareketinin bu süreçte şekillendiğini dile getirdi.
MEŞRUTİYET’İN İLANI YETERLİ OLMADI
II. Meşrutiyet’in ilan edilmesiyle birlikte özgürlük ve eşitlik gibi kavramların öne çıktığını ancak bunun siyasi ve toplumsal sorunları tamamen çözmediğini ifade eden Kaya, bu dönemde önemli kırılmalar yaşandığını belirtti.
KURT BULANIK HAVAYI SEVER
Kaya, askeri yapıdaki değişimlere ve alaylı-mektepli çatışmasına değinerek, dönemde yaşanan sosyal ve askeri dönüşümlerin olaylara zemin hazırladığını söyledi.
İSYANIN PATLAK VERMESİ VE PAYİTAHTTA KAOS
“Rumi 31 Mart günü, isyan açıkça patlak vermiştir. Avcı taburlarının öncülüğünde başlayan hareket, kısa sürede büyüyerek İstanbul sokaklarını teslim almıştır.
Meclis-i Mebusan çevresinde gerilim artmış, bazı devlet adamları hedef alınmış, şehirde korku ve belirsizlik hâkim olmuştur. Hüseyin Hilmi Paşa olaylara hakim olamamış, Selanik’ten yola çıkan Mahmut Şevket Paşa komutasındaki Hareket Ordusu içinde Bulgar, Sırp ve Makedon çete reisleri de bulunmaktaydı.
Olaylarda 21 subay öldürülmüştür, kışla kışla çatışmalar yaşanmış çeteciler tarafından İstanbul’da katliam yapılmıştır. Yıldız arşivi yağmalanmış, arşivdeki önemli belgeler yakılmıştır.
Hazine-yi Hassa kapanın elinde kalmıştır. Düzmece bir fetva ile 2. Abdülhamit hâl edilmiştir. Kararı Yıldız Sarayı'nda bildiren heyette Arnavut Esad Toptani, Ermeni Aram Efendi, Yahudi Selanik Mebusu Emanuel Karasso ve alaylıktan paşalığa padişah tarafından yükseltilen Arif Hikmet Paşa bulunuyordu.” dedi.
TARİHİN DÖNÜM NOKTASI
Prof. Dr. Yakup Kaya, 31 Mart Vakası’nın en önemli sonuçlarından birinin II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi ve yerine V. Mehmed Reşad’ın geçirilmesi olduğunu belirtti. 1909-1918 yılları arasında Osmanlı’nın büyük toprak kayıpları yaşadığını ifade etti.
Program, soru-cevap bölümünün ardından plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.








