Gaziantep'in Nizip ilçesinde, ilkokul yıllarından bu yana babasından öğrendiği semer, palan, heybe ve çeşitli ekipmanları el emeğiyle üreten 54 yaşındaki Mehmet Danaoğlu, teknolojiye yenik düşen baba mesleğini yaşatmak için büyük bir mücadele veriyor. Danaoğlu, 7-8 yaşlarında çırak olarak başladığı bu zanaatta 45 yılını geride bırakmış olmanın hem gururunu hem de hüznünü bir arada yaşıyor.

MESLEĞİN SON USTALARINDAN BİRİ
Bir zamanlar kentte birçok ustanın icra ettiği semercilik, günümüzde sadece 2-3 usta tarafından sürdürülüyor. Danaoğlu, babasının vefatının ardından ağabeyi ile birlikte Şahinbey ilçesindeki 6 metrekarelik dükkanında bu geleneği devam ettiriyor. Yük ve binek hayvanlar için ürettiği ürünleri, tarım ve hayvancılığın yoğun olduğu illere göndererek mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor. Danaoğlu, bu zorlu zanaattan elde ettiği kazançla 3 çocuğunu üniversitede okutmanın mutluluğunu da yaşıyor.

EL EMEĞİ ZANAAT TEKNOLOJİYE KARŞI
Gelişen teknolojiyle birlikte traktörlerin ve modern tarım araçlarının yaygınlaşması, semercilik gibi el emeği gerektiren meslekleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Danaoğlu, "Çocuklarımız bile bu mesleği öğrenmek istemedi. Biz de artık son nesiliz." diyerek bu zanaatın geleceği hakkındaki endişelerini dile getiriyor. Bir semerin yapımının bir günü aldığını belirten Danaoğlu, palanları ise daha çok çobanlar için yaptıklarını ekliyor. Günümüzde neredeyse unutulmaya yüz tutmuş bu zanaat, sadece kırsal kesimde sınırlı bir ihtiyaca cevap verirken, ustalar Gaziantep gibi 2 milyonluk bir şehirde bile sayılarının azlığından yakınıyor.








