5 bin yıllık tarihe büyük saygısızlık

KÜLTÜR SANAT Yayınlanma : 27 Ekim 2025 02:53 Düzenleme : 27 Ekim 2025 11:03
5 bin yıllık tarihe büyük saygısızlık
Konya'nın tarihi 5 bin yıl eskiye dayanan Sile Mahallesi'nde bulunan Komesis Tes Panagias Kilisesi görenleri büyülüyor.Ancak kayalar oyularak yapılmış muhteşem işçiliğe sahip mimari dehası olarak karşımıza çıkan Kilisenin duvarları adeta yazı tahtası oldu

TURİSTLERİN UĞRAK YERİ

Konya'da bulunan Sille Mahallesi beş bin yıldan fazla tarihi geçmişine sahip olan bir yerleşim yeri. Yeni yeni turizme kazandırılan bu tarihi yerleşim yeri Konya'ya gelen turistlerin uğrak yeri oluyor. Tarihi evleri ve yerlerimin izlerini taşıyan mağaraları burada muhakkak görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor.

BİR ÇOK TARİHİ MEKAN VAR

Duvar ve pencerelerinde Roma dönemine ait malzemelerin kullanıldığı Aya Elena Kilisesi, milattan sonra 327 yılında Bizans İmparatoru Constantin'in annesi Helena tarafından, ilk Hristiyanlık dönemine ait oyma mabetlerden etkilenilerek yaptırılmış mimarisi ile dikkati çekiyor. Sille'de, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait camiler, hamamlar, çeşmeler, köprüler gibi Türk-İslam eserleri de bulunuyor.

KAYALAR OYULARAK YAPILMIŞ

Sille'de görülmesi gereken yerlerden bir tanesi de Koimesis Tes Panagias Kilisesi. Sille'nin güney yamacında dağın eteklerinde bulunan Koimesis Tes Panagias Kilisesi, kayalar oyularak yapılmış muhteşem işçiliğe sahip mimari dehası olarak karşımıza çıkıyor. Bölümlerinin iki farklı dönemde yapıldığı düşünülen kilisede çeşitli mezarlar ve hala net bir şekilde görülebilen freskler bulunuyor. Kilisenin kuzey duvarında Hz. Meryem'in ölüm sahnesini canlandıran freskler de gözden kaçmıyor.

DUVARLAR YAZI TAHTASI OLMUŞ

Konya'nın tarihi 5 bin yıllık eskiye dayanan Sile Mahallesi'nde bulunan Komesis Tes Panagias Kilisesi görenleri büyülüyor. Ancak kayalar oyularak yapılmış muhteşem işçiliğe sahip mimari dehası olarak karşımıza çıkan Kilisenin duvarları adeta yazı tahtası oldu.

5 BİN YILLIK TARİHE SAYGISIZLIK

Kiliseyi ziyarete gelen bazı kişiler 5 bin yıllık geçmişe sahip olan kilisenin duvarlarını yazılarla doldurdu. Adeta yazı tahtasına çevrilen kilisenin duvarlarına geçmişi hiçe sayan kişiler tarafından, tarihler, isimler, hatta aşk ilanları yazıldı. 5 bin yıllık tarihe zarar veren bazıları aşklarını kalplerle kilisenin duvarlarına yazarken, bazıları da ziyaret tarihlerini ve isimlerini duvarlara kazıdı. Hz. Meryem'in ölüm sahnesini canlandıran fresklerin üzerleri de karalanarak yine yazılarla dolduruldu.

GÖRENLER ŞAŞIRIYOR

Son olarak Sille Mahallesini ziyareti sırasında Komesis Tes Panagias Kilisesi'ni gezen Mustafa Yiğit de tarihi kilisenin fotoğraflarını çekerek, sosyal medyada binlerce takipçisi bulunan 'Arkeoloji Türkiye' sayfasında paylaştı. Tarihi kilisenin bu halini görenler ise şaşkınlıklarını gizleyemedi. Ziyaret edenler de karşılaştıkları bu görüntüler karşısında hayretler içerisinde kaldı. Her gün yüzlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Sille'de bu bölgenin koruma altına alınması gerektiğine dikkat çeken vatandaşlar ise tarihe sahip çıkılması gerektiğine dikkat çekti.   

KOMESİS TES PANAGAS KİLİSESİ

Kilise, Sille’nin güney yamacındaki dağın eteğinde, Dikili Kaya mevkiinde kayaya oyularak yapılmıştır. Üç nefli bazilikal planlı olan kilisedeki duvar işçiliğinden yapının en az iki farklı dönemi olduğu anlaşılmaktadır. Başlangıçta iki nefli olan kilise güney ve doğu yönünde genişletilerek bugünkü halini almıştır. 2006 yazında yapılan temizlik çalışmalarında kilise zemininde çeşitli mezarlar bulunmuştur.

Kilisesi’nin kuzey duvarında ve kemer yüzeylerindeki freskolar hala görülebilmektedir. Freskolarda kiliseye adını veren Meryem’in ölüm sahnesi (Koimesis) seçilebilmektedir. Kompozisyonun sol tarafında, İsa’nın kucağında Meryem’in çocuk ruhu, sağ tarafta ise başları haleli, öne hafifçe eğilmiş aziz figürleri yer almaktadır. Apsis önündeki payeleri birbirine bağlayan kemer karınlarında ve paye yüzlerinde ayakta, boydan resmedilmiş Meryem ve aziz tasvirleri bulunmaktadır.

Kilisenin doğusuna geniş bir mekan eklenmiştir. Dikdörtgen planlı olan bu mekan biri günümüze gelememiş dört ayak ile bölünmüştür. Yapılan kazılarda tespit edilen ocak nişleri ile tahıl veya sıvıların saklandığı çukurlar, buranın bir manastır yemekhanesi (trapeza) olduğunu ortaya koymuştur.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.