700 yıllık camideki ahşabı 'SU' sayesinde korumuşlar

HAYATIN İÇİNDEN Yayınlanma : 23 Ekim 2025 02:34 Düzenleme : 23 Ekim 2025 02:37
700 yıllık camideki ahşabı 'SU' sayesinde korumuşlar
Konya’nın Beyşehir İlçesi’nde bulunan tarihi Eşrefoğlu Cami Anadolu'nun ahşap tavan ve sütun destekli en büyük camisi olarak hala ihtişamlı bir şekilde duruyor.

AHŞAP DİREKLERİ İLK GÜNKÜ GİBİ DURUYOR

Eşrefoğlu Beyliği zamanında yapımı 1299 yılında tamamlanan Eşrefoğlu Camii'nin mimarisiyle birlikte ahşap 47'si direk, toplam 602 sütun ve kirişiyle biliniyor. Peki Büyük bir bölümü ahşaptan oluşan tarihi Eşrefoğlu Camii'nin ahşap direklerinin ve işlemelerinin zarar görmeden günümüze kadar gelmesini ne sağladı.

İŞİN SIRRI 'SU'

İşte bu ilk duyanlar için çok ilginç. Çünkü büyük bölümü ahşap olan tarihi caminin günümüze kadar korunarak gelmesini sağlayan ‘su’.  Evet ahşap ve odun için zarar verdiği düşünülen su sayesinde tarihi Eşrefoğlu caminin ahşapları korunmuş ve günümüze kadar gelmiş. Peki su camiyi korumak için nasıl kullanılmış. 

CAMİNİN ORTASINDAKİ 'KARLIK'TA BİRİKEN SU NEMLENDİRMİŞ

Ahşap olan sütunların ve direklerin dikilmeden önce 6 ay suda bekletildiği rivayet edilen caminin kış aylarında damında biriken karlar, çatının ortasındaki boşluktan ortada bulunan havuza atılmış ve ortamı nemlendirerek yakılan sobalardan dolayı ahşap sütunların çatlayıp kuruması engellenmiştir. Tarihi camideki ahşap sütunlar 'karlık' sayesinde ayakta kalmış.

ŞİMDİ İKLİMLENDİRME CİHAZI KULLANILIYOR

Ahşap yapının bugüne kadar kuruma ve çatlama olmadan ayakta durması 1940 yılına kadar kullanılan caminin ortasındaki yaklaşık 10-15 metre derinliğinde kar biriktirilen havuz sayesinde, ısı ve nem dengesi sağlanarak sağlanmış. 1940 yılından sonra bu havuz kullanılmazken, iklimlendirme cihazıyla ısı ve nem dengesi sağlanıyor.

AHŞAP YAPISI DİĞER CAMİLERDEN AYIRIYOR

Beyşehirli Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Prof. Dr. Hüseyin Muşmal da tarihi cami ile ilgili bilgi verirken,  Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra Eşrefoğlu Seyfettin Süleyman Bey tarafından 1280 başlarında Beyşehir'de Eşrefoğulları Beyliği'nin kurulduğunu hatırlattı. Muşmal, UNESCO tarafından 2012 yılında Dünya Mirası Geçici Listesine alınan Eşrefoğlu Camii'nin de 1296-1299 yılında Eşrefoğlu Seyfettin Süleyman Bey, tarafından yapıldığını belirterek, camii en çok sedir ağacından yapılan ahşap yapısının diğer tarihi camilerden ayıran özellik olduğunu belirtti. Ahşap yapının ise kış aylarında çatının ortasından cami içindeki 10-15 metre derinliğindeki havuza atılıp biriktirilen kar sayesinde ısı ve nem oranının sağlanmasıyla bugüne kadar ayakta kaldığını belirten Prof. Dr. Muşmal, şöyle konuştu:

'KARLIK' NEM VE ISI DENGESİNİ SAĞLIYORDU

''Çatıdaki kar kürümek suretiyle, karlık olarak kullanılan havuza dolduruluyordu Oradaki kar, yaz boyunca içerideki nem ve ısı dengesini sağladığı için de ağaçların kuruması ve çatlaması engelleniyordu. Bilim adamlarının açıklaması bu yönde. Aynı zamanda da halk eskiden buzhane olmadığı için o kardan temin etmek suretiyle buz ihtiyaçlarını gideriyorlardı. Hem vatandaşlara bir imkan tanınıyor hem de içerideki bir nem ısı dengesini sağlamış oluyordu. 1940’lı yıllara kadar oranın açık olduğunu biliyoruz. Daha sonradan üstü kapatıldı. Aynı zamanda da güneş ışığı içeriye alan yazın serinliği kışın ısıyı da muhafaza eden bir yapı ile oluşturulduğu gözüküyor.''

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.