Hayatın bazen en beklenmedik yerlerden bir umut ışığı doğurduğunu gösteren bir olayda, 27 yaşındaki Kerim Aksoy, 3 yıllık diyaliz maratonunun ardından 8.500 kilometre öteden gelen bir böbrekle yeniden yaşama tutundu. Bu mucizevi yolculukta, baba Durmuş Aksoy da kendi oğluna uyum sağlayamayan böbreğini, bambaşka bir yabancı hastanın hayatını kurtarmak için gönüllü olarak bağışladı.

KADER BAĞLARI UZAK MESAFELERDE KESİŞTİ
Zonguldak'ta yaşayan ve polikistik böbrek hastalığı nedeniyle böbrek yetmezliği yaşayan Kerim Aksoy, babası Durmuş Aksoy'un böbreğiyle yaşama tutunmayı umarken, doku uyuşmazlığı bu umutları suya düşürmüştü. Kadavradan böbrek bekleyişi sürerken, baba Aksoy'un önerisiyle çapraz nakil listesine kaydoldular. Bu karar, onlara uluslararası bir iyilik köprüsü kurarak yurt dışından gelen bir şans kapısı araladı. Yapılan karmaşık tetkikler sonucu, 47 yaşındaki Nur Jahan Begum isimli hastaya baba Aksoy böbreğini verirken, Begum'un oğlu 24 yaşındaki Md Monaım Hosan da Kerim Aksoy'a hayat veren böbreği bağışladı. Medicana International Hastanesi'nde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen başarılı operasyonların ardından, hem organ alıcılarının hem de vericilerin sağlık durumlarının oldukça iyi olduğu belirtildi.

ÇAPRAZ NAKİL: SAĞLIK SİSTEMİ VE HASTA İÇİN BİR KAZANÇ
Operasyonu başarıyla yürüten Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Amil Huseynov ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Murathan Uyar, çapraz nakil yönteminin tıbbi ve sosyo-ekonomik önemine vurgu yaptı. Dr. Huseynov, "Alıcı adayı oğul ve verici adayı babada başlangıçta kan grubu uyumsuzluğu yoktu ve ilk tetkikler sorunsuz görünüyordu. Ancak sonrasında yaptığımız ileri testlerde, verici adayı babaya karşı alıcı oğulda çok yüksek düzeyde immünolojik risk faktörleri tespit ettik. Bu durum, doğrudan nakli imkansız hale getirdi ve çapraz nakil planlamasını zorunlu kıldı" açıklamasında bulundu. Prof. Dr. Uyar ise, "Çapraz nakil, modern tıp pratiğinde dünya genelinde uygulanan son derece değerli bir yöntemdir. Bu tür bir imkan olmasaydı, hastanın vücudunu nakle hazırlamak için çok daha pahalı, uzun süreli ve yan etki riski yüksek tedavilere başvurmak zorunda kalacaktık. Çapraz nakil, hem hastalarımızın sağlığı hem de sağlık sistemimizin kaynakları açısından büyük bir avantaj sağlıyor" diyerek yöntemin kritik faydalarını dile getirdi.

'UMUT, EN BEKLENMEDİK ANLARDA KARŞIMIZA ÇIKABİLİR'
Üç buçuk yıldır süren diyaliz tedavisinin getirdiği zorlukları bizzat yaşayan Kerim Aksoy, nakil sonrası yaşadığı tarifsiz mutluluğu şu sözlerle ifade etti: "Hayatın insana nereden ne getireceği hiç belli olmuyor. Şu an inanılmaz mutluyum. Babamın aklına gelen çapraz nakil fikri, bizim için hayatın kendisi oldu. Herkese organ bağışını ve bu yöntemi gönülden tavsiye ederim." Baba Durmuş Aksoy da, "Kesinlikle korkulacak bir durum yok. Böbreğini veren kişinin hiçbir sağlık sorunu yaşamayacağını kendi adıma da tecrübe ettim. Herkesin organ bağışçısı olmasını yürekten diliyorum." diyerek toplumsal bilinçlenmenin önemine dikkat çekti. Türkiye'de yaklaşık 30 bin böbrek nakli bekleyen hastanın bulunduğunu hatırlatan uzmanlar, organ bağışı konusundaki farkındalığın artırılmasının hayat kurtarıcı bir rol oynayacağını bir kez daha vurguladı.







