Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, hakkında çıkan iddialara ilişkin basın açıklaması yaparak, kendisine yönelik tehdit ve şantaj girişimleri karşısında hukuka başvurduğunu belirtti. Işıksu, AK Parti Genel Merkezi tarafından disiplin kuruluna sevk edildiği yönündeki söylemlerle ilgili kendisine resmi bir tebliğ yapılmadığını ve bu haberleri medyadan öğrendiğini ifade etti.

SAVCI İFADELERİYLE ÇELİŞEN SÖYLEMLER
Işıksu, 11 Şubat'ta düzenlenen bir programda gizlilik ve yayın yasağı bulunan bir dosya hakkında gerçek dışı ifadeler kullanıldığını ve bu sözlerin medyaya servis edilmesinin tesadüf olmadığını vurguladı. Ortaya atılan iddiaların hiçbir somut karşılığının bulunmadığını, savcılık ifadeleriyle çelişen söylemlerle kamuoyunun yönlendirilmeye çalışıldığını söyledi. Hukuki hakkını arayan kendisini suçlu gibi göstermeye çalışan anlayışı kabul etmediğini, ancak şantaj ve tehdit ile karşılaştığı anda hemen suç duyurusunda bulunduğunu ve hiçbir aşamada geri adım atmadığını ekledi.
ORGANİZE BİR OPERASYON GÖRÜNTÜSÜ
Başkan Işıksu, bu sürecin pahalı bir organizasyon olduğunu, kimler tarafından planlandığını ve nasıl yürütüldüğünü sorguladığını belirtti. İsim isim kanıtlarıyla tespitlerinin olduğunu, hiçbir şeyin gizli kalmayacağını ve vakti geldiğinde herkesin her şeyi öğreneceğine inandığını söyledi. Bugün yaşananların, hukuki bir süreci medya tartışmasına çevirme çabası olduğunu, iddiası olan herkesin adresinin sosyal medya değil bağımsız Türk yargısı olduğunu vurguladı. Para talebi iddiaları ortadayken yargı yoluna başvuran ilk tarafın kendisi olduğunu hatırlattı.
SES KAYITLARI VE İSPATLI GÖRÜNTÜLER
Işıksu, ses kayıtlarının ve şahitli, ispatlı şantaj görüntülerinin ortada olduğunu, sosyal medyada dolaşan yazışma görüntülerinde yer alan fotoğrafın aslında hiç olmadığını ve kurgulanmış bir yazışmanın dolaşıma sokulduğunu iddia etti. Parti içerisinde şahsına muhalif bazı isimlerin yaydığı bu görüntülerin gerçekle hiçbir ilgisinin olmadığını, bunların hepsinin hukuk önünde ortaya çıkacağını söyledi. Uzun yıllardır siyasetin içinde olduğunu, birçok kumpasla karşılaştığını, ancak bu derece alçakça, planlı ve pervasız bir saldırıyla ilk kez karşılaştığını ifade etti. Bu iftiranın sadece kendisine değil, ailesine ve kendisine inananlara yönelik olduğunu ekledi.







