Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) ev sahipliğinde düzenlenen 'Aydın'da Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm' konferansında önemli uyarılar yapıldı. ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Aydın'daki yaklaşık 260 bin bağımsız yapı biriminin büyük çoğunluğunun 2000 yılı öncesinde, mühendislik denetiminden uzak ve eski yönetmeliklere göre inşa edildiğini vurgulayarak, bu yapıların olası bir depremde ciddi risk taşıdığına dikkat çekti.

DEPREM TEHLİKESİ VE YAPILARIN DURUMU
Etkinlikte, deprem bilincini artırmak, güvenli yapılaşmayı teşvik etmek ve afetlere dirençli şehirler oluşturmak amacıyla akademisyenler, kamu kurum temsilcileri ve uzmanlar bir araya geldi. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Alper İlki, ODTÜ'den Prof. Dr. Mehmet Polat Saka ve ADÜ Psikoloji Bölümünden Doç. Dr. Mehmet Şakiroğlu, deprem, yapı güvenliği ve afet psikolojisi konularında sunumlar gerçekleştirdi. ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Türkiye'nin aktif deprem kuşaklarından birinde yer aldığını ve 6 Şubat depremlerinin bu gerçeği acı bir şekilde hatırlattığını belirterek, depremin önlem alınmadığında felakete dönüşebileceğini söyledi. Kent, depremle mücadelenin sadece mühendislik projeleriyle değil, bilimsel bilgi, toplumsal bilinç ve kurumlar arası iş birliğiyle mümkün olacağını ifade etti.

AYDIN'IN RİSKLİ COĞRAFİASI VE KENTSEL DÖNÜŞÜM ZORUNLULUĞU
Rektör Kent, Aydın'ın Büyük Menderes grabeni boyunca uzanan aktif fay hatlarıyla çevrili olması nedeniyle birinci derece deprem bölgesi olduğunu hatırlattı. Germencik, Söke, Nazilli, Kuyucak, Sultanhisar ve Efeler gibi ilçelerin doğrudan fay zonlarının etkisi altında bulunduğunu belirten Kent, 1899 Aydın ve 1955 Söke depremlerini örnek gösterdi. Yaklaşık 260 bin bağımsız yapı biriminin önemli bir kısmının 2000 öncesi inşa edildiğini ve mühendislik denetiminden yoksun olduğunu söyleyen Rektör Kent, bu durumun muhtemel bir depremde can ve mal kaybı riskini artırdığını vurguladı. Kentsel dönüşümün sadece binaları yenilemek değil, şehirleri güvenli ve yaşanabilir hale getirme süreci olduğunu belirten Kent, riskli bölgelerin öncelikli yenilenmesi, zemin etütleri, imar kısıtlamaları ve afet toplanma alanlarının artırılmasının önemine değindi. Rektör Kent, 'Benim binam sağlam mı?' sorusunun artık bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, vatandaşın kendi yaşam alanının güvenliğinden sorumlu olduğunu belirtti.







