Akciğer kanseri, erken evrede belirti vermeden ilerleyerek en ölümcül hastalıklar arasındaki yerini korumaya devam ediyor. Göğüs Cerrahisi Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, "1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında bu sinsi hastalıkla ilgili bilinmesi gereken önemli noktalara dikkat çekti.
Küresel ve ulusal verilerde dikkat çeken artış
Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olan akciğer kanserinin ürkütücü boyutlarını gözler önüne serdi.
Erdoğan, "2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 2 milyon 480 bin yeni akciğer kanseri vakası tespit edilmiş ve 1,8 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Bu rakamlar, akciğer kanserinin hem en yaygın hem de en ölümcül kanser türü olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır." dedi.
Sigara kullanımı, hava kirliliği ve radon gibi çevresel faktörlerin riski artırdığını vurgulayan Erdoğan, özellikle son yıllarda adenokarsinom alt tipinin görülme sıklığındaki artışın dikkat çekici olduğunu belirtti.
Türkiyedeki duruma da değinen Erdoğan, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün 2023-2024 verilerine göre, 2024 yılında toplam yeni kanser vakasının yaklaşık 250 bin olacağının tahmin edildiğini, kansere bağlı ölümlerin ise 132 bin ila 140 bin arasında değiştiğini aktardı.
Akciğer kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türü olduğunu, kadınlarda ise 4-5. sırada yer aldığını ifade eden Erdoğan, erkeklerde görülme oranının 56,7/100 bin kişi olduğunu ve toplam kanser vakalarının yaklaşık yüzde 20-25ini oluşturduğunu belirtti.
Son 5 yılda %10-15lik yükseliş ve erken tanının önemi
Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, son 5 yılda akciğer kanseri vaka sayısında belirgin bir artış yaşandığını vurguladı. 2020 verilerine göre yıllık yeni akciğer kanseri vaka sayısının 25-30 bin civarında olduğunu, 2024e gelindiğinde bu rakamın nüfus artışı ve sigara kullanım oranlarındaki değişimler nedeniyle yüzde 10-15 oranında yükseldiğini söyledi.
Endüstriyel bölgelerde görülme oranının 3/100 binden 66/100 bine kadar değişebildiğini ve bunun hava kirliliği ile radon maruziyetinin etkisini açıkça gösterdiğini belirtti. Kadınlarda ise sigara kullanımının artmasıyla vaka sayısının her yıl yüzde 5-7 oranında yükseldiğini ekledi.
Erdoğan, akciğer kanserinin Türkiyedeki kanser ölümlerinin yüzde 25-30unu oluşturduğunu hatırlatarak, bu vakaların yüzde 80-90ından sigaranın sorumlu olduğunu yineledi. Hastalığın genellikle öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve kilo kaybı gibi belirtilerle ortaya çıktığını ancak erken evrede fark edilmesinin güç olduğunu belirtti.
Özellikle 50-80 yaş arası, 20 paket-yıl sigara öyküsü olan bireyler için düşük doz bilgisayarlı tomografi (BT) taramasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Erdoğan, bu tarama sayesinde erken evrede tanı konulan hastalarda sağkalım oranının yüzde 60-90a kadar çıkabildiğini sözlerine ekledi.
Yeni tedavi yöntemleri ve korunma yolları
Tedavi alanındaki gelişmelerin umut verici olduğunu belirten Erdoğan, son yıllarda immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerle sağkalım oranlarının yüzde 44 oranında arttığını söyledi. Ancak bu ilerlemelerin sürdürülebilir olması için farkındalık ve erişilebilir tarama programlarının şart olduğunu vurguladı.
Akciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu hatırlatan Erdoğan, sigara ve tütün ürünlerini bırakmanın, sağlıklı beslenmenin, egzersiz yapmanın, çevresel risklerden korunmanın ve erken tarama programlarına katılmanın alınabilecek başlıca önlemler olduğunu sıraladı.
Sigara içenlerde akciğer kanseri riskinin içmeyenlere göre 20-25 kat fazla olduğunu belirten Erdoğan, sigarayı bırakmanın sadece akciğer kanseri değil, KOAH, kalp-damar hastalıkları ve birçok ciddi rahatsızlığı da önlediğini ifade ederek, "Eğer sigara kullanıyorsanız, bugün atacağınız bir adım hayatınızı kurtarabilir" diyerek sözlerini tamamladı.








