Geçtiğimiz yıl 2 bin ila 2 bin 500 dolar bandında seyreden altının ons fiyatı, 2025 yılının sonuna doğru 4 bin 200 dolara kadar yükselerek tarihi bir zirveye ulaştı. DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, bu yükselişin sadece fiyat artışı olmadığını, altının fonksiyonel olarak da değer kazandığını belirtti. Kitiş, ulus devletlerin altını rezerv sistemlerinin merkezine yeniden yerleştirdiğini vurgulayarak, 4 bin 200 dolar seviyesinin geçici bir zirve değil, yeni bir dönemin başlangıç noktası olduğunu ifade etti.
ALTINDA YAPISAL YÜKSELİŞ DÖNGÜSÜ
Ahmet Cumhur Kitiş, altının 2025'teki yükselişini tetikleyen faktörleri sıraladı. Yılın ikinci çeyreğinde artan jeopolitik riskler, küresel tedarik zincirindeki aksamalar ve merkez bankalarının altın rezervlerini hızla artırma stratejisi, altının fiyatını yukarı taşıdı. Kitiş, arzın sınırlı kaldığı ancak talebin rekor seviyelere ulaştığı bu ortamda altının, geri çekilmelerde dahi alıcı bulan yapısal bir yükseliş döngüsüne girdiğini belirtti. 4 bin 200 doların bir 'tavan' değil, yeni normalin eşiği olduğunu söyleyen Kitiş, ABD Merkez Bankası'nın (FED) faizleri uzun süre sabit tutma ve 2026'da faiz indirimlerine başlama beklentilerinin de altını güçlü kıldığını ekledi.
GÜMÜŞ VE TEKNOLOJİK GELECEK
Kitiş, gümüşün gelecekteki değerine de dikkat çekti. Gümüşün yıl boyunca 30-35 dolar aralığında dalgalı bir seyir izlediğini belirten Kitiş, güneş paneli üretimindeki talep artışının ve batarya teknolojilerinde kullanılan gümüş miktarının yükselmesinin fiyatlara doğrudan yansıdığını söyledi. Gümüşün artık sadece güvenli liman olmadığını, enerji dönüşümünün omurgasında yer aldığını vurgulayan Kitiş, bu metalin altınla birlikte değil, geleceğin teknolojik altyapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
2026'DA ALTIN, MERKEZ BANKALARININ GÜVENLİK ALANI OLACAK
Uluslararası finans kuruluşlarının 2025-2026 yılına ilişkin altın öngörülerine de değinen Kitiş, Goldman Sachs, JP Morgan, UBS ve Citibank gibi büyük kuruluşların altının yapısal yükselişini sürdüreceği yönünde analizler yayımladığını aktardı. Kitiş, teknik analizlerin yanı sıra asıl belirleyici unsurun devletlerin altına yönelimi olduğunu belirterek, 2026'da altının merkez bankalarının stratejik güvenlik alanı olmaya devam edeceğini öngördü. Fiziksel altın talebinin yıl boyunca hiç zayıflamadığını ve Türk yatırımcısının da dünyadaki eğilime uyarak, altın düştüğünde alım yapanın kazandığı bir strateji izlediğini sözlerine ekledi. Kitiş, 2025'in altın ve gümüş için sadece fiyatların yükseldiği değil, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği bir yıl olarak tarihe geçtiğini ve altının yeniden parasal güç haline geldiğini belirtti.








