Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji ve Kozmetoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Muhammed Burak Yücel, 'altın iğne' olarak bilinen fraksiyonel radyofrekans (RF) yöntemi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Güneş ışınları, hava kirliliği, stres ve yaşlanma gibi faktörler cildin kolajen ve elastin liflerini yıpratarak mat, esnekliğini kaybetmiş ve kırışık bir görünüme yol açıyor. Bu noktada, enerji bazlı tedaviler ve özellikle son yılların popüler yöntemi altın iğne, cilt sağlığını ve görünümünü iyileştirmek isteyenlerin dikkatini çekiyor.
ISININ KONTROLLÜ GÜCÜ
Radyo frekans teknolojisiyle çalışan cihazlar, düşük frekanslı elektromanyetizma kullanarak ısı üretiyor. Bu ısı, cildin katmanlarına nüfuz ederek yeni cilt hücresi oluşumunu tetikliyor. Altın iğne yöntemi, yalnızca yüzeysel bir iyileşme sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda cildi biyolojik düzeyde yeniden yapılandırıyor. Cerrahi olmayan bu işlem sayesinde sarkık ciltler sıkılaşıyor ve daha parlak bir görünüm elde ediliyor.
ALTIN KAPLAMANIN AVANTAJI
Fraksiyonel radyofrekans yöntemi, mikro altın kaplı iğnelerle doğrudan cildin dermis tabakasına inerek radyofrekans enerjisi iletiyor. Altın kaplama, ısının daha kontrollü iletilmesini sağlayarak ciltteki tahrişi azaltıyor ve elektriksel iletkenliği artırıyor. Bu sayede, 0,5 milimetreden 3,5 milimetreye kadar istenilen derinliğe ulaşılarak kolajen-elastin ağının bulunduğu tabaka doğrudan hedeflenebiliyor.
GERÇEK BİR BİYOLOJİK YENİLENME
Altın iğne uygulaması, 65-70 santigrat dereceye kadar güvenli bir ısı ulaşımı sağlayarak dermisteki kolajen liflerini kontrollü bir şekilde kısaltıp sıkılaştırıyor ve vücudun yeni kolajen üretim döngüsünü başlatıyor. Uygulama sonrasında, kolajen yoğunluğu artıyor, elastin lifleri normal seviyenin üzerine çıkıyor ve kırışıklık derinlikleri gözle görülür şekilde azalıyor. Bu durum, yöntemin sadece görünümü düzeltmekle kalmayıp cildi biyolojik olarak gençleştirdiğini kanıtlıyor.







