Ankara'nın keşfedilmeyi bekleyen saklı cennetlerinden biri olan Çayırhan Göleti, ziyaretçilerine adeta zaman tünelinde bir yolculuk vaat ediyor. 3 bin yıllık tarihiyle Juliopolis Nekropolü ve milyonlarca yıllık oluşumuyla göz alıcı Gökkuşağı Tepeleri, bu eşsiz coğrafyada geçmişin izlerini sürüp doğanın renklerine karışma fırsatı sunuyor.

DOĞANIN VE TARİHİN BİR ARADA YAŞANDIĞI MUAZZAM BİR MANZARA
75 kilometrelik sahil şeridiyle Ankara'nın en büyük baraj gölü unvanını taşıyan Çayırhan, sadece bir su kütlesi olmanın ötesinde, sunduğu aktivitelerle de dikkat çekiyor. Yürüyüş parkurları, doğa kampları, keyifli tekne turları ve balık tutma gibi seçenekler, ziyaretçilere dolu dolu bir gün geçirme imkanı tanıyor. Doğanın her tonunu barındıran bu coğrafya, adeta görsel bir şölen sunarak şehrin stresinden uzaklaşmak isteyenler için ideal bir kaçış noktası haline geliyor. Kamp yapmayı sevenler için yeşillikler içinde çadır kurma veya mangal yakma olanağı da mevcut. Karavanıyla gelenler içinse diledikleri kadar konaklama imkanı bulunuyor. Göl üzerinde yapılan tekne turları ise Juliopolis Nekropolü'nü ve Gökkuşağı Tepeleri'ni yakından görme fırsatı sunuyor.

DOĞA AŞIKLARINDAN TAM NOT: 'BURASI BİZE ÇOK İYİ GELDİ'
Bölgeye karavanıyla kamp yapmaya gelen 82 yaşındaki Semiha Erdoğan, Çayırhan Göleti'nin kendisi için ne kadar iyi geldiğini şu sözlerle ifade ediyor: "8 günlüğüne gelmiştik ama 12 gün oldu. Burası Çayırhan Göleti’ymiş. Herkes gelsin herkese tavsiye ederim. Vatandaşlar çocuklarını alıp gelsinler, memnun olurlar. Çocuklar güzel oynuyorlar. Yürüme yerleri var. Ben gezip dolaşıyorum. Buranın havası bana çok iyi geldi. Yürüyemiyordum ama burada yürüyebiliyorum, geziyorum." Erdoğan, doğanın korunması gerektiğini vurgulayarak, "İnsanlar buraya gelsinler ama, çöplerini burada bırakmasınlar temiz bıraksınlar" çağrısında bulunuyor. İlçenin İşletme ve İştirakler Müdürü Recep Tombak ise, gölün Ankara'nın denizi olarak nitelendirildiğini ancak hak ettiği ilgiyi görmediğini düşünüyor. Tombak, "Ankara’nın denizi diye nitelendirdiğimiz, Nallıhan’a 35 kilometre, Beypazarı’na 20 kilometre mesafede, eski ipek yolu güzergahında bulunan bir göl. 75 kilometre sahil şeridine bağlı bir alan. Beklediğimiz gerekli ilgiyi görmediğini düşündüğümüz bir yer. Alan olarak da hem inanç turizminin, hem doğa turizminin, hem kültür turizminin, hem de tarih turizminin önde olduğu bir alan. Aynı zamanda Bizans dönemine ev sahipliği yapmış tarihi Juliopolis Nekropolü’nün de içinde bulunduğu bir alandayız" diyerek bölgenin potansiyeline dikkat çekiyor.







