Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından yaptığı değerlendirmede, "Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır" dedi. Kabine Toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısında, zirvenin yanı sıra bölgesel gelişmelere de değinen Erdoğan, alınan kararların hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Srebrenitsa Soykırımı ve Bosna Hersek'e Destek Vurgusu
Erdoğan, konuşmasında Srebrenitsa soykırımının 31'inci yıl dönümüne dikkat çekerek, Bosna Hersek halkının yalnız bırakılmasının acı verici olduğunu belirtti. "31 sene geçmesine rağmen Srebrenitsa soykırımının kalbimizde açtığı yaralar kanamaya halen devam ediyor" diyen Erdoğan, Batılı ülkelerin ve kurumların bu soykırımı sadece uzaktan izlediğini eleştirdi. Sivilleri korumakla görevli BM Gücü'nün dahi kendisini koruyamaz hale geldiğini ve 'güvenli bölge' ilan edilen şehirlerin katliamlara sahne olduğunu hatırlattı. Türkiye olarak benzer acıların tekrar yaşanmaması için ne gerekiyorsa yapıldığını ve Bosna Hersek'in istikrarı ve refahı için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Katar Emiri Şeyh Hamad'a Vefa ve NATO Zirvesi'nin Başarısı
Hayatını kaybeden Katar Emiri Şeyh Hamad Bin Halife El Sani'ye Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, "Merhum Şeyh Hamad, vizyoner liderliğiyle Katar’ın bugünlere gelmesinde çok büyük pay sahibiydi" diyerek, onun Filistin davası başta olmak üzere İslam dünyasının sorunlarına duyarlılığını ve Türkiye-Katar ilişkilerine katkılarını unutmayacaklarını ifade etti. 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilen 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin başarısına da değinen Erdoğan, ittifak üyesi 32 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra birçok bakan, delegasyon ve uluslararası kuruluş temsilcisini ağırladıklarını belirtti. Zirveye gösterilen ilgiyi ve organizasyonun kusursuzluğunu vurgulayan Erdoğan, Ankara'nın artık bir 'dünya şehri' olarak tescil edildiğini ve bunun turizmde de karşılığını bulacağını söyledi. Ayrıca, 29-30 Ekim'de düzenlenecek 13'üncü Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde de aynı başarıyı tekrarlayacaklarını ekledi.

Milli Meseleler ve Köklü Devlet Geleneği
Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı zirveye yönelik olumsuz eleştirilere de sert tepki göstererek, "Milli meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz" dedi. Türkiye'nin binlerce yıllık devlet geleneğini kucakladığını ve reddi miras yapmadığını belirten Erdoğan, Mehter Marşı, yeniçeriler ve geleneksel unsurların zirveye ayrı bir anlam kattığını söyledi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin milletin evi olduğunu ve küresel diplomasinin kalbinin burada attığını vurgulayan Erdoğan, NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin dönüşümün merkezinde, ittifakın en güçlü aktörlerinden biri olarak yer aldığını gösterdiğini ifade etti. Savunma Sanayii Forumu'nun ilk kez düzenlenmesi ve 'İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi'nin Konya'da kurulması gibi kararların da altını çizdi. Son olarak, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye yaptığı ziyareti fevkalade anlamlı bulduğunu ve Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlendirilmesi, bölgesel barış ve istikrarın tesisi için birlikte çalışmaya devam edeceklerini belirtti.







