Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Kafkaslı, küresel çapta diyabetli birey sayısında öngörülen yüzde 25'lik artışa dikkat çekerek, anne adaylarını gebelik sürecindeki kan şekeri seviyeleri konusunda uyardı. Prof. Dr. Kafkaslı, annedeki yüksek kan şekerinin bebeğe geçerek, ilerleyen yaşlarda diyabet, obezite ve hipertansiyon gibi ciddi sağlık sorunları riskini artırdığını belirtti.

GEBELİKTE DİYABET RİSKİ VE UZUN VADELİ SONUÇLARI
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde düzenlenen '6. Diyabet Farkındalık Sempozyumu'nda konuşan Prof. Dr. Kafkaslı, gebelik diyabetinin hem anne hem de bebek sağlığı için büyük önem taşıdığını vurguladı. Dünyada ve Türkiye'de yaşam koşulları, çevresel faktörler ve beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerin diyabet oranlarını artırdığını ifade eden Kafkaslı, "Geleceğimizi diyabetten korumalıyız. Çocuklar anne karnından itibaren diyabetten etkileniyor. Diyabet, preeklampsi riskini artırıyor, metabolik dengesizliklere bağlı komaya kadar gidebilecek bozukluklar geliştiriyor. Göz bulguları oluşabilir, hatta körlüğe kadar ilerleyebilir. Sezaryen ve erken doğum riskini de yükseltiyor" dedi. Yüksek kan şekerinin bebeğe geçmesiyle, çocuğun ilerleyen yaşlarda diyabet, obezite ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklarla mücadele etme olasılığının arttığını sözlerine ekledi. Prof. Dr. Kafkaslı ayrıca, günlük hayatta sıkça kullanılan yapışmaz tencereler, suya dayanıklı kumaşlar, gıda ambalajları ve temizlik malzemeleri gibi kimyasal içeren ürünlerin gebelikte kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini ve ürün etiketlerini okuma alışkanlığının kimyasal maruziyetini azaltacağını belirtti.

DİYABETİN ÇOCUKLUK ÇAĞINDAKİ ÇEŞİTLİLİĞİ VE ÖNEMİ
Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. İlker Tolga Özgen ise Amerikan Diyabet Derneği'nin diyabeti artık 10 farklı alt tipte sınıflandırdığını hatırlatarak, genetik bilimindeki gelişmelerle MODY gibi monogenik diyabet tiplerinin tanımlandığını ve çocukluk çağındaki diyabet çeşitliliğinin arttığını dile getirdi. Tip 1 ve Tip 2 diyabetin en bilinen tipler olduğunu belirten Özgen, "Yeni doğan diyabetleri, babadan geçen, geçici seyreden tipler de mevcut" dedi. Türkiye'de çocukluk çağı diyabet vakalarının büyük çoğunluğunun hala Tip 1 diyabet olduğunu, bunun bebeklikten 18 yaşına kadar her yaşta görülebileceğini ve hatta erişkin yaşta tanı alan vakaların da bulunduğunu ifade etti. Ülkemizde her yıl yaklaşık bin 700 yeni Tip 1 diyabet vakası görüldüğünü ve bazılarının hala ağır klinik tablolarla başvurduğunu belirtti. Tip 1 diyabetin tüm diyabet vakalarının yüzde 5-10'unu oluşturduğunu, ancak obezite oranlarındaki artışla birlikte özellikle 10-19 yaş arası adölesan grupta Tip 2 diyabet sıklığının da artmaya başladığına dikkat çekti. Prof. Dr. Özgen, diyabeti erken evrede yakalamanın tedavi başarısını belirgin şekilde artırdığının altını çizdi.







