Atatürk ve eşi Latife Hanım'ın "baba" dedikleri, evlerinde misafir oldukları Hüseyin Ağa, yalnızca bir şehit babası değil, aynı zamanda derin bir sevgi ve saygı bağıyla Gazi'nin manevi ailesinin bir parçası olmuştur.

ATATÜRK İLE TANIŞMAK İSTEDİ
Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Konya Ansiklopedisi'nde de bu konuya yer veren Araştırmacı Yazar Dr. Hasan Özönder, o dönemde yaşananları anlattı. Kaleme alınan yazıya göre, Abditollu Hüseyin Ağa, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve eşi Latife Hanım'ın “baba” dedikleri ve evinde misafir oldukları Konyalıdır.
Dedelerinin Konyalı olduğuna dair görüşlerin yanı sıra, Konya’yı, Konyalıyı ve Mevlâna’yı çok seven ve her zaman takdir eden Atatürk, Konya’ya on üç defa gelmişti. Gazi’nin, 20 Mart 1923 tarihindeki beşinci gelişinde yanında eşi Latife Hanım da vardı. Soğuğa, yağan kara rağmen, Ata ve eşinin kalmakta oldukları, günümüzde Atatürk Müzesi olan konağın etrafında toplanıp sevgi ve bağlılık tezahüratında bulunan binlerce Konyalının arasında, Ata'ya son derecede hayran olan Abditollu Hüseyin Ağa da vardı.
Hayli ileri yaşına rağmen oldukça dinç, aksakallı, mahallî kıyafetli bu sevecen Konyalı, Ata’yı ve eşini daha yakından görüp tanımak; sevgi ve saygılarını bizzat sunmak için görüşmek isterse de o an bunun mümkün olamayacağı ilgililer tarafından kendisine bildirildi. O sırada konağa girmek üzere olan Belediye Başkanı M. Muhlis (Koner) Bey, bu temiz yüzlü, güngörmüş ihtiyarın arzusunu dinledi ve görevlilerden izin alarak, Gazi’nin de muvafakati üzerine, birlikte içeriye girdi.

3 OĞLUNU ŞEHİT VEREN HÜSEYİN AĞA'NIN ELİNİ ÖPTÜ
Gazi, kendilerine yer gösterirse de Hüseyin Ağa, saygısından dolayı özür dileyerek, kısaca maruzatta bulunup, ayrılacağını söyledi. Yaşlı adam: “Muhterem Paşam, bana, ‘Abditollu Hüseyin’derler. Sedirler’de otururum. Üç oğlum vardı. Çeşitli cephelerde vatan uğruna şehit verdim; helal olsun, vatan sağolsun; Allah sana uzun ömür versin.
Şimdi sizden bir istirhamım var: Üç şehit oğlumun yerine size, “oğlum” diye hitap edebilir, alnından öpebilir miyim?” deyince Gazi de Latife Hanım da derhal ayağa kalkarak: “Bizleri evlât olarak kabul etmenizden gurur duyarım babacığım” diyerek, üç şehit babası Abditollu Hüseyin Ağa’nın elini öptü.
Ertesi gün, Hüseyin Ağa’nın eşi Akile Hanım’la da tanışıp, onu da “anne” olarak kabul etti. Bu olayı, zamanın meşhur gazetesi 'Babalık'ta haber yaparak günlerce yer ayrıldı. Hüseyin Ağa, bu unvanı ile vali ve belediye başkanı tarafından da hüsnükabul gördü. Özel ve resmî merasimlere, yemek ve toplantılara davet edildi.

EVİNİ ZİYARET ETTİ
Gazi, altıncı gelişi olan 3 Ocak 1925 tarihindeki Konya ziyaretinde on gün kaldı. Çeşitli teftiş ve gezilerde bulundu. Çok önemli konuşmalar yaptı, demeçler verdi. Bu arada, Hüseyin Ağa’nın, geçmişi Selçuklulara kadar uzanan Konya’nın tarihî semtlerinden biri olan Sedirler’deki, kerpiçten yapılmış son derecede mütevazı evini de ziyaret etti. Akile ana o gün, bu değerli misafirlerini en iyi şekilde ağırlayıp, memnun etmek için, bütün marifetini ve maharetini göstererek kendi eliyle meşhur Sedirler böreği pişirip ikram etti.

EVİNİN PROJESİNİ ÇİZDİ
Atatürk’ün, Hüseyin Ağa ile ilgili hatıralarından biri de Hüseyin Ağa’nın, köyü Abditolu’da yaptıracağı yeni evin nasıl olmasının uygun olacağını sorması üzerine Ata, eline kâğıt kalem alıp, evin kabataslak planını bizzat çizmiş olmasıdır. Ağa, evi bu plana uygun olarak inşa ettirir.
Bu gün hâlâ ayakta olan bu ev, ana hatlarıyla, Ata’nın Selanik’teki evinin ilk planına benzer. Geniş bahçesinde bir de köy odası bulunmaktadır. Hüseyin Ağa, seksen beş yaşında iken, 1935 yılında vefat etti. Kabri, Abditolu Mezarlığı’ndadır.









