Baba Yürek Burkan Sözlerle Anlatıyor: Depremin Ardından Hayatımız 6 Şubat'ta Durdu

YAŞAM Yayınlanma : 03 Şubat 2026 10:33 Düzenleme : 03 Şubat 2026 10:33
Baba Yürek Burkan Sözlerle Anlatıyor: Depremin Ardından Hayatımız 6 Şubat'ta Durdu
Depremde oğlunu kaybeden baba Mustafa Sezer, acısının dinmediğini belirterek 'Hala biz 6 Şubat'tayız' dedi. Üç yıldır her hafta oğlunun mezarını ziyaret eden Sezer, zamanın acıları unutturmadığını söyledi.
Baba Yürek Burkan Sözlerle Anlatıyor: Depremin Ardından Hayatımız 6 Şubat'ta Durdu

Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremlerde 19 yaşındaki üniversite öğrencisi oğlunu kaybeden baba Mustafa Sezer, acısının ilk günkü gibi taze olduğunu ve hala 6 Şubat'ta yaşadıklarını dile getirdi. Her hafta mezarlığa giderek oğlunun özlemini gidermeye çalıştığını belirten Sezer, zamanın hiçbir şeyi unutturmadığını vurguladı.

ASRIN FELAKETİ VE KAYBEDİLEN CANLAR

On binlerce insanın hayatını kaybettiği, 11 ilde büyük yıkıma yol açan 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, yakınlarını kaybeden ailelerin acıları dinmiyor. Depremlerde sevdiklerini, evlerini, işlerini kaybedenler ve başka şehirlere göç etmek zorunda kalanlar, yaşadıkları travmanın hem maddi hem de manevi etkileriyle mücadele etmeye devam ediyor. Gaziantep'te yaşayan Mustafa Sezer, en büyük çocuğu Cuma Sezer'i Kahramanmaraş'ta depremde kaybetti. 2022'de üniversite eğitimi için Kahramanmaraş'a giden Cuma Sezer, kaldığı apartmanın yıkılması sonucu hayatını kaybetti. İlk depremin ardından oğluna ulaşamayan baba Sezer, eşi ve yakınlarıyla birlikte Kahramanmaraş'a gitti. Oğlu Cuma Sezer'in kaldığı binanın enkazını gören baba, büyük bir yıkım yaşadı. Dördüncü günün sonunda oğlunun cansız bedenine ulaşan Mustafa Sezer, o günden beri aynı acıyı yaşıyor.

ZAMAN ACILARI DİNDİRMİYOR

Üç yıldır Asri Mezarlığı'ndaki oğlunun kabrini düzenli olarak ziyaret eden Mustafa Sezer, Kur'an-ı Kerim okuyup dualar ederek acısını hafifletmeye çalışıyor. Depremlerden bu yana geçen sürede acısının hiç değişmediğini belirten Sezer, yaşadığı durumu kelimelerle anlatmanın zor olduğunu ifade etti. Deprem anını anlatan Sezer, "Deprem olduğu anda ben Gaziantep’teydim. Kahramanmaraş’ta olan oğlumu aradım, ulaşamadım. Hemen Kahramanmaraş’a geçtik. Oğlumun kaldığı bina komple yıkılmıştı. Bütün aramalarımıza rağmen dördüncü günün akşamında ancak enkazın altında kendisine ulaşabildik. Vefat etmişti. Dördüncü günün akşamında oğlumun cenazesini aldık Gaziantep’e getirdik" dedi.

ACILARA RAĞMEN HAYATA TUTUNMA ÇABASI

19 yaşındaki oğlunu kaybetmenin acısını hala yüreğinde hissettiğini belirten Sezer, "O günler çok zor günlerdi. Depremin acizliğini hissettik. Havalar soğuktu, yardım kısıtlı geliyordu. Kendi çabalarımızla oğlumun cenazesini çıkarmaya gayret ettik. Çok acı çektik. Rabbim bu tür felaketleri ülkemize bir daha yaşatmasın. Söylenecek kelime yok. O günler hiç aklımızdan çıkmadı, hiç unutmuyoruz. Hala biz 6 Şubat’tayız" ifadelerini kullandı. Zamanın acıları dindirmeyeceğini belirten Sezer, "Rabbim böyle takdir etmiş. Rabbim verirken de, alırken de biz razıydık. Oğlumu kurtarmak için elimizden geleni yaptık ama kurtaramadık. Oğlumu enkazın altında dördüncü günü çıkarabildik. Hamdolsun en azından mezarı var. Daha mezarı olmayan insanlar var. Müsait olduğumuz zamanlarda, cuma günleri oğlumun mezarını arkadaşlarıyla ve akrabalarımızla ziyaret ediyoruz. Rabbim bir daha bu depremi ülkemize ve hiçbir Müslümana yaşatmasın. Hakikaten zor günlerdi, acizliğimizin farkına vardık, ihtiyacın farkına vardık. Sonsuz şükürler olsun ki Rabbimiz var. Biz O’na iman etmişiz. Elimizden geldiği kadar imanımıza sarılacağız. Acımız olmasına rağmen hamd ediyoruz. Rabbimin takdiri budur. Rabbim hepsine gani gani rahmet eylesin" diye konuştu.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.