Çocuk felci nedeniyle yürüme yetisini kaybeden Yasemin Temel Çiftçi, babasının fedakarlığıyla hayata tutundu. Babasının yıllarca omzunda taşıyarak okula götürmesi, onun en büyük motivasyon kaynağı oldu. Bu sevgi ve minnettarlığı, "Omuzlarda Yeşeren Umutlar" adlı kitabında anlattı.
Babamın Sırtında Okula
Kocaeli'de 6 kardeşli bir ailede dünyaya gelen Çiftçi, 2 yaşında geçirdiği çocuk felci nedeniyle yürüme yetisini kaybetti. Kore gazisi babası Süleyman Temel'in sevgisi ve fedakarlığı, onun hayata tutunmasını sağladı. Çocukluğunda babasının bahçeye yaptırdığı salıncak ve desteklediği mandolin kursu sayesinde sosyal ve kültürel olarak geri kalmadı. İlkokula başladığında babası, onu her gün omuzlarında okula götürüp getirdi, teneffüslerde ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra işine geri döndü. Bu özveri, hem eğitimine devam etmesini hem de hayata bağlanmasını sağladı.
Hayatını Değiştiren An
1979'da babası "Yılın Babası" seçildiğinde, bir gazetede çıkan haber sayesinde bir ortopedi doktoruyla tanıştı. Fizik tedavi ve alçı uygulamaları sayesinde 12 yaşından sonra bastonsuz yürümeye başladı. Eğitimini tamamladıktan sonra bir otomobil fabrikasında çalışmaya başlayan Çiftçi, aynı zamanda engelli farkındalığını artırmak için sivil toplum kuruluşlarında ve eğitim kurumlarında aktif rol aldı. Babasına duyduğu derin minnettarlığı ve yıllarca omzunda taşınarak biriken fedakarlık hikayelerini, babasının vefatından sonra "Omuzlarda Yeşeren Umutlar" adlı kitabıyla ölümsüzleştirdi.
Vefa Borcunu Ödedi
Yasemin Temel Çiftçi, babasının desteğiyle harika bir çocukluk geçirdiğini ve özgüveninin o dönemde oluştuğunu belirtti. Babasının onu yaşama bağlamak için gösterdiği özveriyi anlatan Çiftçi, "Yürüyemediğim için çocuklarla sokakta oynarken ip atlayamıyor, top oynayamıyor, koşamıyor, saklambaç oynayamıyordum. Babam buna bir çözüm buldu. Bahçemize kocaman demirden bir salıncak yaptırdı." dedi. İlkokul çağına geldiğinde babasının onu omuzlarına alarak okula kaydettirdiğini ve 5 yıl boyunca her gün bu şekilde okula gidip geldiğini anlattı. Kitabıyla babasının mirasını yaşattığını ve engelli bireylerin toplumdaki görünürlüğünü artırmak için mücadele ettiğini söyledi.









