Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Portekiz'in başkenti Lizbon'da düzenlenen Büyükelçiler Konferansı'na katılarak önemli bir konuşma yaptı. Fidan, resmi ziyaret kapsamında Portekiz Dışişleri Bakanı Paulo Rangel ile görüştükten sonra konferansta sahne aldı ve küresel güvenlik dinamiklerine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

KÜRESEL GÜVENLİKTE TARİHSEL DÖNÜŞÜM
Fidan, konuşmasında yaşananların sadece bir krizler dizisi değil, tarihsel bir dönüşümün sürtüşmesi olduğunu vurguladı. 'Korumacılık yükselişte. Sert gücün kullanımı daha sık hale geldi, anlaşmazlıklar daha da derinleşti ve barış ile savaş arasındaki çizgi giderek bulanıklaştı' ifadelerini kullandı. Ayrıca, yapay zeka ve yeni teknolojilerin çatışmaların doğasını yeniden şekillendirdiğine dikkat çekerek, teknolojiyi stratejiyle birleştirenlerin belirleyici avantaja sahip olacağını belirtti.

AVRUPA'NIN GÜVENLİK SORUMLULUĞU VE BÖLGESEL KRİZLER
Ukrayna'daki savaş ve ABD'nin değişen stratejik önceliklerinin, Avrupa'ya kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmekten başka seçenek bırakmadığını söyleyen Fidan, 'Avrupalılar olarak hepimiz aynı gemideyiz' dedi. Gazze'deki insani krize de değinen Bakan, Gazze'nin bölgenin kanayan yarası haline geldiğini ifade etti ve barış planının nihai sonucunun egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olması gerektiğini vurguladı. Suriye konusunda ise, yapıcı bir angajman yoluyla istikrarı tesis etmek için gerçek bir fırsat olduğunu belirtti.

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNE ELEŞTİRİ
Fidan, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yönelik tutumunu eleştirerek, Türkiye'nin yıllardır AB'nin güvenlik ve savunma çerçevelerinden dışlandığını söyledi. Bunun nedeninin, az sayıda üye devletin dar ulusal gündemlerinin Avrupa'nın daha geniş stratejik çıkarlarını rehin alması olduğunu iddia etti. Türkiye'nin demografik dinamizmi, ekonomik potansiyeli ve güvenlik varlıklarıyla, Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu başarı öyküsünü hızlandırmaya yardımcı olabileceğini ifade etti.







