Balıkesir depremleri sonrası ebeveynlere kritik uyarı: Çocukların psikolojisi için yapılması gerekenler!

GÜNDEM Yayınlanma : 11 Kasım 2025 12:22 Düzenleme : 11 Kasım 2025 12:22
Balıkesir depremleri sonrası ebeveynlere kritik uyarı: Çocukların psikolojisi için yapılması gerekenler!
Balıkesir'deki depremler sonrası Nev Sağlık Grubu'ndan Psikolog Helin Ezgi Deniz, çocukların psikolojik sağlığı için ebeveyn tutumunun önemini vurguladı. Deniz, deprem hazırlığı ve güvenli ortamın iyileşme sürecini hızlandırdığını belirtti.

Balıkesir'de yaşanan peş peşe depremlerin ardından, özellikle çocuklar ve gençlerde ortaya çıkabilecek psikolojik etkiler konusunda önemli uyarılarda bulunuldu. Nev Sağlık Grubu Klinik Psikoloji Bölümü'nden Psikolog Helin Ezgi Deniz, her depremin aynı travmatik sonuçları doğurmadığını belirterek, ebeveynlerin tutumunun iyileşme sürecindeki belirleyiciliğine dikkat çekti.

ÇOCUKLAR İÇİN GÜVEN DUYGUSU VE DEPREMİN ETKİLERİ

Deniz, depremlerin çocuklar ve gençler üzerindeki derin etkisini şu sözlerle açıkladı: "Deprem, yetişkinler için bile sarsıcı bir deneyimken, çocuklar ve gençler için çok daha derin bir anlam taşır. Onların dünyasında güven duygusu; evin sağlamlığı, çevrenin öngörülebilirliği ve hayatın belli bir ritimde akmasıyla beslenir. Bir deprem, işte o güvenin temelini sallayan, 'Ev dediğim yer beni her zaman korumayabilir' gerçeğini acı bir şekilde hatırlatan bir olaydır. Ancak önemli bir ayrım var: Her deprem aynı psikolojik etkiyi yaşatmaz."

TRAVMA RİSKİ VE İYİLEŞME SÜRECİ

Büyük ve yıkıcı depremlerin, özellikle can kaybı riski taşıyan olayların, çocuklar ve gençler için travma açısından yüksek risk taşıdığını vurgulayan Deniz, şunları ekledi: "Ölüm tehdidi algısının net olduğu, enkaz görüntülerının yaşandığı veya yakınların kaybedildiği durumlar, beynin hayatta kalma merkezini tetikler. Olay bitse bile tetikte olma hali, kabuslar, yoğun kaygı ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtileri uzun süre devam edebilir. Bu tür durumlarda iyileşme süreci daha uzun ve çoğu zaman profesyonel destek gerektirir. Ancak hissedilen ama yıkıma yol açmayan depremler daha çok kısa süreli korku yaşatır; birkaç gün uyumakta zorlanma, sallantı hissi yaşama veya ani seslere irkilme gibi tepkiler genellikle kısa sürede azalır.

EBEVEYN TUTUMU VE DEPREME HAZIRLIK

Ebeveynlerin tepkisinin çocukların psikolojik etkilenmesinde büyük rol oynadığını belirten Deniz, "Yıkım olmayan bir depremde ebeveynlerin aşırı panik tepkisi göstermesi, olayı dramatize etmesi; çocuktaki hafif korkuyu gereksiz yere kalıcı bir kaygıya dönüştürebilir. Tam tersine, sakin ve güven verici bir tavır; 'Artık olmayacak' gibi gerçek dışı sözler yerine, 'Şu anda güvendeyiz, seni korumak için buradayız' gibi hem gerçekçi hem koruyucu cümleler, psikolojik iyileşmeyi destekler" dedi. Dayanıklılığın depremden önce inşa edildiğini ifade eden Deniz, ailelerin çocuk ve gençlerle birlikte hazırlık yapmasının önemine değindi: "Deprem çantası hazırlamak, oturdukları binanın güvenliğini kontrol ettirmek, ailece deprem tatbikatı yapmak ve 'Deprem olursa nerede buluşacağız, nasıl iletişim kuracağız?' gibi konuları netleştirmek çok kıymetlidir. Bu tür hazırlıklar, gençlere 'Ben pasif bir kurban değilim, bir planım var' hissini verir." Deprem sonrası toparlanma sürecinde rutinlerin korunmasının, sevilen eşyaların ve tanıdık yüzlerin çocuklara iyi geldiği belirtildi. Deniz, çocukların doğru destekle yüksek bir toparlanma kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak, "Her deprem bir iz bırakır ama bu izin travmaya dönüşüp dönüşmeyeceği; yaşanan olayın şiddeti, tehdit algısı, öncesindeki hazırlık düzeyi ve sonrasında sağlanan güven ortamıyla doğrudan ilgilidir. Çocuklar ve gençler, destek gördüklerinde ve ne yapacaklarını bildiklerinde olağanüstü bir toparlanma kapasitesine sahiptir. Bazen bir sarsıntının ardından en kalıcı olan şey korku değil, 'Beni koruyan ve ne yapacağını bilen insanlar var' hissidir."

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.