Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Mehmet Ali Can'ın açıkladığı verilere göre, bölgenin ihracatı 4 Mayıs itibarıyla 1 milyar doları geride bıraktı. Bu önemli eşiğe geçen yıla kıyasla 5 gün daha erken ulaşılması sevindirici bir gelişme olsa da, Başkan Can'ın 'maliyet artışları ve düşük kur' vurgusu, ihracatın geleceği hakkında ciddi endişeleri de beraberinde getiriyor. Özellikle miktar bazındaki düşüşler, 'pazar kaybı' riskini göz ardı edilemeyecek bir seviyeye taşıyor.

İHRACATIN LOKOMOTİFLERİ: YAŞ MEYVE SEBZE VE MADEN-METALLER
Antalya, Burdur ve Isparta'yı kapsayan Batı Akdeniz bölgesinin 1 Ocak - 4 Mayıs 2024 dönemindeki ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 3,85'lik bir artışla 1 milyar doları aştı. Bu başarının ana itici güçleri ise yaş meyve sebze ile maden-metaller sektörleri oldu. Başkan Can'ın belirttiğine göre, bu iki sektör tek başına toplam ihracatın yarısını oluşturuyor. Yaş meyve sebze ihracatı, yüzde 12,76'lık artışla 366,2 milyon dolara ulaşarak toplam ihracatın yaklaşık yüzde 30'unu sırtladı. Maden ve metaller sektörü ise yüzde 2,23'lük artışla 154,1 milyon dolarlık bir performans sergiledi. Bu iki sektörün toplamdaki payı, Batı Akdeniz'in ekonomik gücünün ne denli bu alanlara odaklandığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
AVRUPA PAZARI LİDERLİĞİNİ KORUYOR, MALDİVLER'DE REKOR ARTIŞ
Batı Akdeniz ihracatında Avrupa kıtası, açık ara en büyük pazar konumunu sürdürüyor. En fazla ihracat yapılan ilk 20 ülkenin 11'inin Avrupa'da yer alması, bölgenin dış ticaretinde kıta bütünlüğünün önemini vurguluyor. Avrupa ülkelerine toplam 416,8 milyon dolarlık satış gerçekleştirilirken, Asya ülkelerine yapılan ihracat 174,9 milyon dolar seviyesinde seyrediyor. Ancak dikkat çekici bir diğer nokta ise bazı ülkelerdeki ihracat artış oranları. Özellikle Maldiv Adaları'na yapılan ihracatın yüzde 855 gibi astronomik bir oranda artarak 20,4 milyon dolara ulaşması, farklı coğrafyalarda da önemli fırsatlar yakalandığını gösteriyor. İspanya ve Polonya'daki yüksek artış oranları da Avrupa içindeki dinamik pazar hareketliliğini gözler önüne seriyor.
PAZAR KAYBETME RİSKİ VE KUR BASKISI: İHRACATÇININ GÖZYAŞLARI
Tutar bazında elde edilen bu olumlu tabloya rağmen, Başkan Can'ın dile getirdiği miktar bazındaki yüzde 13'e yakın düşüş, en büyük endişe kaynağı. Can'ın ifadesiyle, 'asıl korkumuz pazar kaybetmek'. İç piyasadaki enflasyonun maliyetlere yansımasıyla tutar bazında artış yaşansa da, düşük döviz kuru ve artan maliyetler, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatıyor. Akaryakıt ve lojistik maliyetlerinin yanı sıra, asgari ücret artışı ile döviz kuru arasındaki makasın açılması, uzun yılların emeğiyle kazanılan pazarların kaybedilme riskini beraberinde getiriyor. Bu durum, devletin verdiği desteklerin artırılması ve ihracatçıya daha fazla nefes aldıracak önlemlerin alınması gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor.







