Kurban Bayramı'nın ilk gününde, vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi anmak ve ailelerinin acılarını paylaşmak üzere Edirnekapı Şehitliği'nde hüzünlü bir atmosfer hakimdi. Sabahın erken saatlerinden itibaren şehit yakınları ve sevenleri, Eyüpsultan'daki bu mukaddes topraklara akın etti. Ziyaretçiler, şehitlerin kabirleri başında Kur'an-ı Kerim okuyarak dualar etti, vatan için toprağa düşen evlatlarını andı.
Vatan Borcu ve Gurur
2008 yılında Kuzey Irak'ta görevi başında şehit düşen İbrahim Doğan'ın babası, 18 yıldır süren evlat acısını dile getirirken, "Evladımızın kabri başındayız, bayram ziyaretine geldik. Vatan için şehit oldu, bu yüzden gururluyuz. İnşallah bundan sonra şehitler gelmez. Allah evlat acısını kimseye vermesin," diyerek yüreğindeki sızıyı ve gururu bir arada ifade etti. Bu sözler, vatan savunmasının bedelini en ağır şekilde ödeyen ailelerin duygu dünyasına bir pencere araladı.
Yirmi Yıllık Hasret ve Kahramanlık Destanı
Şırnak'ta 20 yıl önce şehit olan dayısının kabrini ziyaret eden Samet Talha Çiçek ise, her bayram olduğu gibi bu bayramda da duygusal anlar yaşadığını belirtti. "Dayım kahramanca şehit olmuş. Biz de bu durumla gurur duyuyoruz," diyen Çiçek, bayramın getirdiği buruk sevinci ve yirmi yıldır süregelen hasretini dile getirdi. Yaşanan her şehadet hikayesi, geride kalanlar için hem büyük bir acı hem de nesilden nesile aktarılacak bir kahramanlık destanı niteliği taşıyor.
Tarifsiz Acı ve Genç Yaşta Kaybedilen Umutlar
Sadece 10 ay önce yeğenini şehit veren Fikriye Akpolat ise, kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir acıyı paylaştı. "Bu acının tarifini anlatmak zordur. Şehit olduğu için seviniyorum ama yürek dayanmıyor. 23 yaşındaydı, kardeşleri var," diyen Akpolat, genç yaşta hayalleriyle birlikte vatan toprağına düşen bir canın ardından duyulan derin üzüntüyü dile getirdi. Bu ziyaretler, bayramın manevi atmosferinde, vatanın bölünmez bütünlüğü için verilen mücadelenin ve bu uğurda ödenen bedellerin unutulmadığını bir kez daha gösterdi.








