Beyaz Çay'ın kabusu: Hatay'da 20 yıllık kirlilik ve insanlık dramı

ÇEVRE Yayınlanma : 18 Temmuz 2026 11:15 Düzenleme : 18 Temmuz 2026 11:15
Beyaz Çay'ın kabusu: Hatay'da 20 yıllık kirlilik ve insanlık dramı
Hatay'da 20 yıl önce temiz olan Beyaz Çay Deresi, fabrika atıklarıyla kirlenip korkunç bir kokuya neden oldu. Halk, toplumsal sağlıklarının tehlikede olduğunu belirterek yetkililerden acil çözüm istiyor.
Beyaz Çay'ın kabusu: Hatay'da 20 yıllık kirlilik ve insanlık dramı

Hatay'ın Antakya ilçesinde, 20 yıl önce berrak sularıyla yaşam kaynağı olan Beyaz Çay Deresi, şimdi fabrikaların acımasız atıklarıyla boğuşuyor. Eskiden çocukların neşeyle yüzdüğü, sularının içildiği bu kutsal dere, zamanla adeta bir çöplüğe dönüştü. Kötü kokusu, bölge halkının yaşam kalitesini yerle bir etmiş durumda.

Beyaz Çay\

FABRİKA ATIKLARI HAYATI ZEHİRLEDİ

Bohşin Mahallesi'nden geçen Beyaz Çay Deresi'nin kaderi, çevresine kurulan fabrikaların pervasızlığıyla değişti. Atık sularının kontrolsüzce dereye bırakılmasıyla, bir zamanların tertemiz suları yerini zehirli bir girdaba bıraktı. Günler geçtikçe, derenin etrafı çöp yığınlarıyla dolarken, yayılan dayanılmaz koku, mahalle sakinlerini adeta nefes alamaz hale getirdi. Geceleri uyumakta güçlük çeken, dışarıya maskesiz adım atmaya korkan halk, toplumsal sağlıklarının tehlikeye girdiğini vurgulayarak yetkililerden acil çözüm bekliyor.

Beyaz Çay\

HALKTAN YETKİLİLERE ÇAĞRI: KOKUDAN UYUYAMIYORUZ!

Hasan Albayrak, "Burası 20 yıl önce 'Beyaz Çay' deresiydi. Suyu içilirdi, çocuklar yüzerdi, tertemizdi. Fabrikalar kurulduktan, kanalizasyon akıtmaya başladıktan sonra bu hale geldi. Yılan bile yaşamıyor, oksijen kalmadı. Misafir gelmesinden korkuyoruz, kokudan oturulmuyor. Maskesiz kesinlikle yaşanmıyor. Akrabalarım, çocuklar astım oluyor. Yetkililerden acil bir çözüm bekliyoruz, toplumsal sağlığı için fevkalade tehlikeli oluyor." diyerek yaşanan dramı gözler önüne seriyor. Zekeriya Altınöz de, "Fabrikalar bütün pis atıklarını bu dereye aktarıyorlar, kokusundan geçilmiyor. Fabrikacılar filtre yapsa bu millet kokuyu çekmeyecek." diyerek çözümün basitliğine dikkat çekiyor. Ahmet Albayrak ise, "Bu derenin kokusundan uyuyamıyoruz, pencerelerimiz sürekli kapalı. Misafir alamıyoruz, misafir geliyor kokudan utanıyoruz." diyerek çaresizliklerini dile getiriyor. Halkın tek isteği, bu ölümcül kokudan kurtulmak ve çocuklarının geleceğini güvence altına almak.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.