Milyonlarca apartman sakinini ilgilendiren kritik bir karar gündeme geldi. Son yıllarda balkonları odaya katmak veya kış bahçesine çevirmek amacıyla yaygınlaşan cam balkon uygulamaları, Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararıyla hukuki bir sınırla karşılaştı.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, bir apartman sakininin açtığı davada, dış cephe bütünlüğünü bozan cam balkon uygulamalarının “ortak alana müdahale” sayılacağına hükmetti.
BEŞTE DÖRT ONAYI OLMAYAN YANDI
Kararda, Kat Mülkiyeti Kanunu’na açık atıf yapıldı. Buna göre binanın dış görünümünü değiştiren her türlü tadilat için kat maliklerinin en az beşte dördünün (%80) yazılı onayı gerekiyor.
Yargıtay’ın emsal kararına göre;
-
PVC ya da cam balkon olması,
-
Sabit ya da açılır-kapanır sistem kullanılması,
sonucu değiştirmiyor. Yazılı izin bulunmuyorsa yapılan işlem hukuken geçersiz kabul ediliyor.
“BEN YAPTIM OLDU” SAVUNMASI GEÇERLİ DEĞİL
Kararda, sıkça dile getirilen savunmalara da net yanıt verildi.
“Diğer dairelerde de var”,
“Ruhsat gerektirmiyor”,
“Kimse itiraz etmedi”
gibi gerekçeler hukuki savunma olarak kabul edilmedi. Rıza alınmadan yapılan cam balkon uygulamalarının mahkemeye taşınabileceği vurgulandı.
MAHKEME KARARIYLA SÖKÜLEBİLİR
Yargıtay’a göre, gerekli çoğunluk sağlanmadan yapılan cam balkonlar için mahkeme kararıyla eski haline getirme (yıkım) istenebiliyor. Üstelik söküm ve tadilat masraflarının tamamı, balkonu yaptıran kat malikine yükleniyor.
CAM BALKON YAPTIRACAKLAR NE YAPMALI?
Uzmanlar, sorun yaşamamak için şu adımlara dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor:
-
Apartman yönetiminde konuyu gündeme alıp beşte dört çoğunluğun imzasını mutlaka alın.
-
Alınan kararı yönetim defterine yazılı olarak işletin.
-
Binanın dış cephe estetiğine aykırı uygulamalardan kaçının.
-
“Sözlü onay”a güvenmeyin, mutlaka imzalı belge bulundurun.







