Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, parti programı taslağını tanıtırken, CHP'nin 'Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek, Kazanan Türkiye' vizyonunu vurgulayarak, herkese kendisini ait hissedeceği, güven duyacağı ve sırtını yaslayacağı bir devlet vaadinde bulundu.

DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ VURGUSU
Özel, Türkiye'nin 102 yıl önce kurtuluş mücadelesi verdiğini hatırlatarak, günümüzde ise ülkenin küçük bir zümrenin demokrasi ve adalet kuşatması altında olduğunu belirtti. CHP'nin bu kuşatmadan ülkeyi kurtarmak için mücadele edeceğini söyleyen Özel, programın ana sütunlarından birinin demokrasi olduğunu ve yeniden milli egemenliğe dayalı, hukuk devleti inşa etme kararlılığını vurguladı. Devletin yurttaşların kontrolünde olacağını, her bir yurttaşın özgürlüğü ve kazanımlarının garanti altına alınacağını, hukuk önünde eşitliğin sağlanacağını ve kuvvetler ayrılığı ilkesini esas alan parlamenter sistemin mutlaka kurulacağını ifade etti. Bu bağlamda, yüzde 3 seçim barajı ile Meclis'te hakkaniyetin sağlanacağını, siyasi partilerin hazine yardımının yüzde 1 oy eşiğine indirileceğini, Siyasi Ahlak Kanunu'nun çıkarılacağını, Kamu İhale Kanunu'nun yeniden yazılacağını, yolsuzlukla mücadelenin merkezde yer alacağını ve siyasetin finansmanının şeffaflaştırılacağını dile getirdi.

EKONOMİK DÜZENLEME VE SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI
Ekonomideki adaletsizliğe dikkat çeken Özel, sadece bir avuç insanın zenginleştiği bir düzeni ters yüz etme sorumluluğunu üstlendiklerini belirtti. Planlı, öngörülebilir, üretime dayalı kamucu bir ekonomi inşa edeceklerini, herkesin çabasının karşılığını adil bir şekilde alacağını söyledi. Vergi adaletini sağlayacaklarını, çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alacaklarını, hiç kazanmayandan vergi almayacaklarını açıkladı. Asgari ücrete, emekli ve memur maaşlarına gerçek enflasyon farkının yanı sıra büyüme ve refah payı ile iyileştirmeler yapılacağını, birkaç yıl içinde asgari ücretle çalışanların oranını düşüreceklerini ifade etti. Köylüyü yeniden milletin efendisi yapacaklarını, tarımda ithalata bağımlılığı bitireceklerini ve çiftçilere destek vereceklerini söyledi. Ekonomik dönüşümün dört ayağının yeşil, mor, dijital ve nitelikli istihdam dönüşümü olduğunu belirten Özel, doğayı koruyan, kadını güçlendiren, teknolojiyi halka kazandıran bir büyüme modelini kuracaklarını vurguladı. Güçlü sosyal devlet anlayışıyla kimseyi geride bırakmayacaklarını, yoksulluğu yönetmeye değil, yok etmeye geldiklerini ve Temel Vatandaşlık Geliri ile kimseyi yoksulluğa terk etmeyeceklerini söyledi. Sosyal yardımları hak ettiği için daha fazla ve adil dağıtacaklarını, yardım almak için kimsenin birilerinin tanıdığı veya parti üyesi olmak zorunda olmayacağını belirtti.
HİZMET ODAKLI REFAH DEVLETİ VE GÜVENLİ GELECEK
Her çocuğun ücretsiz okul yemeğine ve nitelikli eğitime ulaşacağını, kamu kreşleriyle bakım hizmetlerini kadının sırtından alacaklarını, kadınlara istihdamda kolaylıklar sağlayacaklarını dile getirdi. Sağlıklı hizmeti parayla değil, yurttaşlık hakkıyla alınabilen bir hizmet haline getireceklerini, her yurttaşın nitelikli, kamucu, parasız, eşit sağlık hizmetine erişeceğini söyledi. Barınmayı bir yatırım aracı değil, bir insan hakkı olarak gördüklerini, rant yerine kamusal faydayı esas alan konut politikalarıyla başını sokacak bir eve sahip olmayı hayal olmaktan çıkaracaklarını ifade etti. Yaşlılığı aktif, üretken ve onurlu bir yaşam evresi olarak gördüklerini ve yaşlıların onurlu hayatını güvence altına alacaklarını belirtti. Çocukların, kadınların, yaşlıların, engellilerin yaşamına dokunan bir refah devletini kuracaklarını açıkladı. CHP iktidarında dış politikanın milletin çıkarları yönünde evrileceğini, ülkenin menfaatleriyle pazarlık yapılmayacağını, dış politikanın kurumsal bir çerçevede yürütüleceğini ve Türkiye Cumhuriyeti pasaportunun yeniden saygınlık kazanacağını söyledi. Türkiye'nin bölgesel istikrarın güvencesi olacağını, Orta Doğu'daki yerini kuracağını ve kısa sürede Avrupa Birliği'ne tam üye olacağını belirtti. Özel, programın en önemli başlıklarından birinin dirençlilik olduğunu, afetlerde ve krizlerde toplumun ayakta kalabileceği kurumsal direnç sistemlerini kuracaklarını, artık milletin devlet yokmuş gibi kendi başının çaresine bakmayacağını ve güçlü yurttaşla güvenli geleceği kuracaklarını vurguladı. Kötülüğe karşı mücadelelerini cesaretle ve kararlılıkla sürdüreceklerini, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu şeyin sorunları görmezden gelen değil, onlarla yüzleşen, çözen ve siyaset üreten bir anlayış olduğunu söyledi. İç barış meselesine de bu pencereden baktıklarını, toplumsal barışı sağlamayı olmazsa olmaz gördüklerini ve Türkiye'ye adaleti, demokrasiyi ve barışı getirmeye kararlı olduklarını ifade etti. Son olarak, bu programla herkese kendisini ait hissedeceği, güven duyacağı, sırtını yaslayacağı bir devlet vaadinde bulunduğunu yineledi.







