SANKO Holding ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi Başkanlığı görevine getirildi. Bu önemli atama, sektörün geleceğine dair yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.

SEKTÖRÜN GELECEĞİNE YÖNELİK VURGULAR
Konukoğlu, göreve başlamasının ardından yaptığı açıklamada, çimento sektörünün önündeki temel zorluklara ve fırsatlara dikkat çekti. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sürdürülebilir büyüme gibi stratejik hedeflere ulaşmak için tüm paydaşlarla ortak akıl ve iş birliği içinde çalışacaklarını belirtti. Küresel ekonomik dalgalanmalar, enerji maliyetleri ve iklim politikalarının sektörü yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Konukoğlu, Türk çimento sektörünün bu değişimlere güçlü yatırımlarla hazırlandığını ifade etti.
'ÜÇÜZ DÖNÜŞÜM' YOL HARİTASI OLACAK
Adil Sani Konukoğlu, çimento sektörünün tarihinin en kapsamlı dönüşüm süreçlerinden birini yaşadığını belirterek, bu süreci 'üçüz dönüşüm' olarak tanımladı. Bu dönüşümün temelinde yeşil, dijital ve insan odaklı yaklaşımların yer aldığını söyledi. Dijitalleşme, veri odaklı yönetim, yapay zeka ve ileri üretim teknolojilerinin, enerji verimliliğini artırma ve karbon emisyonlarını azaltma gibi konularda kilit rol oynayacağını dile getirdi. Sektörün sürdürülebilirlik yatırımlarının kararlılıkla devam ettiğini, atık ısı geri kazanım tesisleri ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla önemli miktarda enerji üretildiğini belirtti. Konukoğlu, kamu projelerinde yeşil çimento kullanımının teşvik edilmesiyle önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 11 milyon ton karbon emisyonu azaltımının hedeflendiğini de sözlerine ekledi.
ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ GÜÇLENİYOR
Konukoğlu, konuşmasında Çin Çimento Birliği ile geliştirilen stratejik iş birliğine de değindi. Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ile Çin'in dijitalleşme, otomasyon ve yapay zeka alanlarındaki deneyiminin birleşmesinin, sektör için büyük fırsatlar sunduğunu vurguladı. Önümüzdeki dönemde teknoloji paylaşımı, pilot projeler, ortak eğitim programları ve uzman değişimleri gibi alanlarda iş birliklerinin geliştirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Bu çalışmaların, Emisyon Ticaret Sistemi ve sınırda karbon düzenlemeleri gibi küresel mekanizmalara uyum sürecine de önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.








