Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, günümüzdeki yoğun teknoloji kullanımının çocukların gelişimini hem fiziksel hem de bilişsel olarak olumsuz etkilediği konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Akıllı telefonlar, tabletler ve benzeri cihazların kontrolsüz ve uzun süreli kullanımı, çocukların radyofrekans, radyasyon ve manyetik alanlara daha fazla maruz kalmasına neden oluyor. Bu durumun, özellikle gelişim çağındaki çocuklar üzerinde uzun vadeli ve kalıcı olumsuz etkiler bırakabileceği vurgulanıyor.

Radyofrekans ve Manyetik Alanların Etkisi
Prof. Dr. Şahin, çocukların teknolojik cihazlardan yayılan manyetik alanlara ve dijital içeriklere maruz kalmasının masum olmayabileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği'nin manyetik alan ve maruziyet ölçüm standartlarına dikkat çekerek, büyüme ve gelişme çağındaki çocukların bu tür elektromanyetik alanlara nasıl tepki verdiğinin kapsamlı çalışmalarla ortaya konulması gerektiğini ifade ediyor. Saatlerce maruz kalınmasa bile kısa süreli kullanımların bile bilişsel, frontal ve entelektüel alanları etkileyebileceği tahmin ediliyor. Bu etkilerin ölçülmesi ve denetlenmesi için sistematik mekanizmaların oluşturulması büyük önem taşıyor. Cihazların ısınmaya başlaması durumunda, maruz kalınan manyetik alanın ciddi boyutlara ulaşabileceği ve tehlikeli hale gelebileceği uyarısı yapılıyor.
Bilişsel Fonksiyonlar ve Uzun Vadeli Etkiler
Şahin, manyetik alanın, özellikle büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarda kognitif fonksiyonlar üzerinde dramatik etkileri olabileceğini hatırlatıyor. Yapılan çalışmalarla anlık verilerin değerlendirilebilse de, uzun dönem etkilerinin de son derece önemli olduğunun altı çiziliyor. İnternetin hayatımıza girmesinin üzerinden geçen 20 yıla rağmen, bugünkü çocukların yaşadığı yoğun ve aktif kullanımın etkilerinin tam olarak anlaşılamadığı belirtiliyor. Bu durumun sadece Türkiye'ye özgü olup olmadığının araştırılması gerektiği ifade ediliyor. Teknolojinin etkisiyle kültürel geçmişin farklı ve daha dramatik bir hal alabildiği dile getiriliyor. Ayrıca, 11 yaş altındaki çocukların neyin suç olup olmadığını ayırt edememesi ve bu durumun belirli bir yaşa kadar devam etmesi de önemli bir risk faktörü olarak görülüyor. Teknolojinin, özellikle manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden etkilerinin tamamen masum olmayabileceği düşünülerek, kullanılan teknolojilerin çok iyi denetlenmesi ve toplumun, özellikle de çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması gerektiği vurgulanıyor.







