Çocuklardaki şiddetin kökeninde kültür savaşları mı var? Profesör Eker'den çarpıcı analiz

YAŞAM Yayınlanma : 20 Nisan 2026 14:44 Düzenleme : 20 Nisan 2026 14:44
Çocuklardaki şiddetin kökeninde kültür savaşları mı var? Profesör Eker'den çarpıcı analiz
Prof. Dr. Metin Eker, çocuklardaki şiddet eğiliminin temelinde 'kültür savaşları' ve 'maneviyatsızlık' olduğunu belirtiyor. Görsel kültürün etkisi, ekranların akranlaşması ve teknolojinin çocukluğu hızlandırması gibi faktörlere dikkat çekiy

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Eker, çocukların kendilerine ve çevrelerine yönelik zarar verici eylemlerinin altında yatan temel nedenin 'kültür savaşları' olduğunu ortaya koydu. Yıllardır görsel kültürün bilinçaltına yerleştirdiği düşünceler ve kodlar üzerine araştırmalar yapan Eker, bu durumun bebeklikten itibaren başlayan ve çocukluk boyunca maruz kalınan endüstriyel görsel kültürün etkisiyle şekillendiğini vurguladı.

Çocuklardaki şiddetin kökeninde kültür savaşları mı var? Profesör Eker\

KÜLTÜR SAVAŞLARI VE MANEVİYATSIZLIK

Prof. Dr. Eker'e göre, gençlerin kendine ve topluma zarar vermesinin altında yatan önemli bir faktör de 'maneviyatsızlık'. Dijital çağda, tekno-kültür ile geleneksel inanç sistemlerinin çatışması nedeniyle gençlerin gerçeklik algısında bozulmalar yaşanabiliyor. Eker, "Maneviyat, kadim kültürlere sahip ve Müslüman bir ülke olarak bizim ülkemizdeki gençler üzerindeki pedagojik hedeflerin, çok daha düzenli ve sistematik planlanması gerekliliğini göstermektedir" diyerek, kültürün sosyolojik anlamda öncelikli bir kavram olduğunu ve yok olması halinde geleceğin de tehlikeye gireceğini belirtti. Bu bağlamda, iletişimin büyük ölçüde görselleştiği ve kelimelerin kullanımının azaldığı günümüz dünyasında, kültürün akademik yapılara taşınmasının hayati önem taşıdığını savundu.

EKRANLAR YENİ AKRANLAR, TEKNOLOJİ ÇOCUKLUĞU HIZLANDIRIYOR

Günümüz çocuklarının akranlarıyla değil, ekranlarla iletişim kurduğunu belirten Prof. Dr. Eker, bu durumun kimlik oluşumunda izolasyona ve bireyselliğe yol açtığını ifade etti. Sosyal iletişimin büyük ölçüde ekran üzerinden gerçekleşmesiyle temas ve fiziksel etkileşimin azaldığını, kolektif oyunların yerini bireysel oyunların aldığını söyledi. Bu dönüşümün, moda, eğitim, medya ve tüketim gibi sektörlerin birleştiği küresel bir endüstriyel operasyonun sonucu olduğunu ve çocukların teknolojiyle doğrudan temasının, aile ve sosyal çevre bağlarını zayıflattığını dile getirdi. Ayrıca, teknolojiyle birlikte öğrenme süreçlerinin hızlandığına dikkat çeken Eker, çocukların erken yaşta okuma-yazma ve yabancı dil öğrenmesi gibi durumların, ergenlik ve yetişkinlik süreçlerini de öne çekerek erken hedef kaybı ve geleceksizlik sorunlarını beraberinde getirdiğini öne sürdü. Eker, kaybolan çocukluk saflığına ve doğallığına özlem duyduğunu belirterek, "Keşke çocukluğumuza doğru büyüyebilsek" dedi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.