Dijital dünyanın karanlık yüzü: Çocuklarda artan şiddet eğilimi ve savcılıktan çarpıcı uyarılar

ASAYİŞ Yayınlanma : 16 Nisan 2026 20:58 Düzenleme : 16 Nisan 2026 20:58
Dijital dünyanın karanlık yüzü: Çocuklarda artan şiddet eğilimi ve savcılıktan çarpıcı uyarılar
Savcı Çakmakkaya, dijital oyunların ve ekran maruziyetinin çocuklarda şiddet eğilimini artırdığını, bu durumun erken yaşta başlayan ve ileride ciddi suçlara yol açabilecek bir risk faktörü olduğunu vurguladı.

Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, modern ceza adalet sistemlerinin temelinde yer alan şiddet olaylarının önlenmesi konusunda önemli uyarılarda bulundu. Özellikle çocuklar ve gençler arasındaki artan şiddet eğilimlerine dikkat çeken Çakmakkaya, bu durumun kökenlerine ve olası sonuçlarına ışık tuttu.

Dijital dünyanın karanlık yüzü: Çocuklarda artan şiddet eğilimi ve savcılıktan çarpıcı uyarılar 1

Dijital Oyunların Gölgesindeki Gençler

Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemeleri'nde görev yapmış bir savcı olarak, Çakmakkaya, günümüzün vazgeçilmezi haline gelen dijital oyunların, özellikle ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar üzerindeki etkilerini mercek altına aldı. Gelişim çağındaki bireylerin zihinsel ve sosyal olarak hassas bir dönemde olduğunu belirten Çakmakkaya, uzun süreli ekran maruziyetinin dikkat süresini kısalttığını, akademik başarıyı düşürdüğünü, sosyal ilişkileri zayıflattığını ve fiziksel hareketsizliğe yol açtığını vurguladı. Çakmakkaya'ya göre, bazı oyun içerikleri ve aralarındaki şiddet dolu reklamlar, şiddet temelli davranışları normalleştirerek, öfke kontrolü gelişmemiş çocuklarda saldırgan tepkilerin problem çözme becerilerinin yerini almasına neden olabiliyor. Bu durumun sadece pedagojik bir sorun olmadığını, aynı zamanda ilerleyen yaşlarda suç davranışları için de bir risk faktörü oluşturduğunu belirtti.

Şiddet Eylemlerinin Kökleri Çocuklukta mı?

Uluslararası akademik çalışmaların da dijital bağımlılık ile davranışsal değişimler arasındaki ilişkiyi doğruladığını söyleyen Çakmakkaya, araştırmaların kontrolsüz dijital tüketimin sosyal izolasyon, empati eksikliği ve saldırganlık eğilimleriyle bağlantılı olduğunu gösterdiğini ifade etti. Çakmakkaya, ortak yazarı olduğu bir makaleye de atıfta bulunarak, seri katillerin çocukluklarında hayvanlara yönelik şiddet eylemleri sergilediğinin saptandığını ve patolojik durumların erken yaşlarda takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Şiddetin ani bir olay olmadığını, çocukluk dönemindeki bazı davranışların ileride ciddi suç eğilimlerinin habercisi olabileceğini dile getiren Çakmakkaya, küçük yaşlarda hayvanlara şiddet uygulayan bireylerin ileriki yaşlarda daha ağır şiddet eylemlerine yönelme riskinin arttığını belirtti. Çocukluk travmalarının, basında yer alan haberlerin sunuluş biçiminden dijital oyunlara kadar pek çok farklı nedene bağlı olabileceğini ekledi. Çakmakkaya, şiddetin bireysel bir disiplin sorunu olmadığını, toplum güvenliği açısından erken müdahale gerektiren bir risk alanı olduğunu ve bu sorunun çözümünde aile, okul ve yerel yönetimlere ortak sorumluluk düştüğünü sözlerine ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.