Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Acar, Çumra’nın Fethiye Mahallesi’nde yaşayan üreticiler Mevlüt Temiz ve Naim Sert ile gerçekleştirdiği röportajla bölgenin unutulmaya yüz tutmuş yerel karpuz çeşidini yeniden gündeme taşıdı.
Halk arasında “Buz Karpuzu” ve zamanla “Tatar Karpuzu” olarak anılan sarı içli karpuzun geçmişinin 1876 yılına kadar uzandığı belirtiliyor.
Mahalle sakinleri, atalarının Kırım Savaşı sonrası Çumra’ya yerleşirken bu özel karpuzun tohumlarını da beraberinde getirdiğini anlattı.
İÇİ SARI, TADI FARKLI
Fethiye Mahallesi sakinleri, o dönemde Çumra’da sarı içli karpuz yetişmediğini ve bu çeşidin zamanla bölgede tanınmaya başladığını ifade etti.
Dış kabuğunun beyaza yakın renginden dolayı “Buz Karpuzu” olarak anılan türün iç kısmının sarı olduğu ve oldukça tatlı bir aromaya sahip bulunduğu belirtiliyor.
Yörede ayrıca dışı koyu siyah, içi sarı olan farklı bir türünün daha bulunduğu, çekirdek renginin ise klasik siyah yerine kırmızı olduğu vurgulanıyor.
“BIÇAKLA DEĞİL, YERE VURARAK KIRARDIK”
Mevlüt Temiz, çocukluk yıllarına ilişkin anlattığı anılarla dikkat çekti.
Temiz, karpuzların eskiden at arabalarıyla evlere getirildiğini belirterek, “Bıçakla değil, yere vurarak kırardık” dedi.
Kırılan karpuzun iç kısmının tencerelere doldurularak kaynatıldığını ifade eden Temiz, bu yöntemle geleneksel karpuz pekmezi yapıldığını anlattı.
SUSUZ VE İLAÇSIZ ÜRETİLİYORDU
Mahalle sakinlerinin aktardığı üretim bilgileri de dikkat çekti.
Geçmişte Tatar Karpuzu’nun neredeyse hiç sulanmadan yetiştirildiği, yalnızca iki kez çapa yapıldığı belirtildi. Buna rağmen üreticilerin 20 dekara kadar ekim yaptığı ifade edildi.
Bugün ise yoğun gübre ve ilaç kullanımına rağmen eski verimin alınamadığına dikkat çekildi.
ÇUMRA’DA TESCİL ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Bölge halkı, kültürel ve tarımsal açıdan büyük önem taşıyan bu ata tohumu karpuzun resmi olarak tescillenmesini istiyor.
Öte yandan Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın öncülüğünde Çumra Belediyesi tarafından da Tatar Karpuzu’nun tescillenmesi için çeşitli çalışmalar yürütülüyor.
Yerel üreticiler ve akademisyenler, bu eşsiz karpuz çeşidinin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.








