Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, deprem risklerinin azaltılması ve güvenli şehirler inşası için kritik öneme sahip '1. Mühendislik Sismolojisi ve Kent Jeofiziği Sempozyumu'na ev sahipliği yaptı. Ülkenin önde gelen deprem uzmanları, akademisyenler ve mühendisler, depremle mücadelede bilimsel çözümleri tartışmak üzere bir araya geldi.
DEPREMLERLE YAŞAMAYI ÖĞRENMEK
Sempozyum Kurul Başkanı Doç. Dr. Eren Pamuk, açılış konuşmasında Türkiye'nin dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinde yer aldığını vurgulayarak, "Depremleri durduramayız; ancak bilim, mühendislik ve bilinçle etkilerini azaltabiliriz" dedi. Yerel yapı-zemin etkileşimi ve sahaya özgü analizlerin güvenli şehirler inşa etmenin temeli olduğunu belirtti.
DİSİPLİNLER ARASI İŞ BİRLİĞİ
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Başkanı Serdar Kart, afet risklerinin azaltılmasında disiplinler arası iş birliğinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Gelişen teknolojinin jeofizik bilimini birçok alanda vazgeçilmez kıldığını belirten Kart, tüm mühendislik disiplinleriyle ortak çalışmanın sorunların çözümünde etkin rol oynayacağını vurguladı.
BİLİMSEL UMUT IŞIĞI
Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, jeofiziğin depreme dirençli yapılar için birincil disiplin olduğunu belirterek, "Afete dönüşen depremlerin üstesinden ancak bilimle gelebiliriz. Bu sempozyum, geleceğe dair umudumuzu yeşertmiştir" dedi. EBYÜ Deprem Bilimleri Enstitüsü'nün bu yönde atılmış çok değerli bir adım olduğunu ifade etti.








