TBMM Genel Kurulu'nda Dışişleri Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçesi görüşülürken, Bakan Hakan Fidan, önemli açıklamalarda bulundu. Fidan, Türkiye'nin tüm sınır kapılarını açma niyetinde olduğunu ancak Suriye'deki durumun, özellikle Nusaybin sınır kapısının açılabilmesi için 10 Mart Mutabakatı'nın tamamlanmasına ve Suriye merkezi hükümetinin belirli bir noktaya gelmesine bağlı olduğunu belirtti.
GAZZE'DE TÜRKİYE'NİN GARANTÖRLÜK ROLÜ
Gazze'deki ateşkes ve Türkiye'nin bu konudaki rolüne ilişkin bir soruya yanıt veren Fidan, Türkiye'nin Şarm el-Şeyh'te ara bulucu dört ülke ile bir niyet beyanına imza attığını ancak şu anda teknik ve hukuki olarak garantör ülke olmadığını ifade etti. Fidan, Türkiye'nin gelecekteki anlaşmalar gerektirmesi halinde garantör ülke sorumluluğunu üstlenmekten çekinmeyeceğini vurguladı. İsrail'in ateşkes ihlallerini sürdürmesi ve barışa gönüllü olmaması nedeniyle uluslararası toplumu ABD'de bir araya getirmeye çalıştıklarını ve bu yolla İsrail'e baskı uygulamayı hedeflediklerini dile getirdi. ABD'nin Gazze'de barış anlaşmasını sahiplenmesini ve ilerletme çabalarını desteklediklerini de sözlerine ekledi.
TBMM'DE BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ VE USUL TARTIŞMALARI
Bakan Fidan'ın sunumunun ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlaması ve bazı eleştirilere karşı yaptığı savunmalar dikkat çekti. Özellikle CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un konuşmasını eleştirerek Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını ve Büyükçekmece'deki emanet kasalarından altın ve gümüş çalınması olayını gündeme getirdi. TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise usul hatası yaparak son sözün milletvekiline ait olduğunu savunurken, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl'ün bu konudaki yaklaşımı bir usul tartışmasına yol açtı. Tartışmaların ardından TBMM, Adalet ve Dışişleri bakanlıklarının yanı sıra birçok kurumun 2026 yılı bütçesini kabul etti.








