Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, konutlarda kullanılan doğal gaz faturalarının devlet tarafından sübvanse edilmesi uygulamasında önemli bir değişikliğe gidileceğinin sinyalini verdi. Bayraktar, bu desteğin artık ihtiyaç sahibi olan ve olmayanı ayırt edecek şekilde yeniden düzenleneceğini belirtti.

DESTEKLER YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Amasya'daki temasları sırasında konuşan Bakan Bayraktar, dar gelirli, sabit gelirli ve en düşük emekli maaşı alan kesimlere yönelik doğal gaz desteklerinin artırılacağını ifade etti. Pandemi döneminde başlayan ve herkesi kapsayan bu desteğin, yalıda oturan gibi üst gelir grubundaki vatandaşları da kapsamasının bütçe imkanlarını azalttığına dikkat çeken Bayraktar, "Dolayısıyla bu destekler herkesi bu kapsama almaya pandemi döneminde başlamıştı. İnşallah bunu da zaman içerisinde değişikliğe uğratacağız," dedi. Bakan, "İhtiyaç sahibi olanla olmayanı biraz ayıralım. İhtiyacı olmayan, faturasının ne olduğundan bile haberi olmayan kişiyle, yani üst gelir grubunda geliri yüksek olan kişiyle gruba tekrar devletin ilave bir desteğinin olmasına gerek olmadığını düşünüyoruz," sözleriyle değişikliğin ana hatlarını çizdi.

KARADENİZ GAZINDA BÜYÜK HEDEF
Bayraktar, konuşmasında Karadeniz'de keşfedilen doğal gazın önemine de vurgu yaptı. Üretimi 2026 yılı sonuna kadar iki katına çıkaracaklarını ve 2027'nin başından itibaren 8 milyon haneye yetecek kadar doğalgaz üreteceklerini açıkladı. Bu rakamın 2028'de dört katına çıkacağını belirten Bakan, "Türkiye'deki 17 milyon hane artık doğal gazı kendi gazımız olan Karadeniz gazından kullanacak," müjdesini verdi. Bu durumun, Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltarak ekonomik olarak daha güçlü bir konuma gelmesini sağlayacağına inandığını ifade etti. Ayrıca, Somali, Pakistan, Libya, Suriye ve Irak gibi ülkelerde petrol arama çalışmalarının da sürdüğünü ekledi. Bakan Bayraktar, Türkiye'nin dışa bağımlı olduğu bir diğer alan olan kömür ithalatına da değindi. Yılda yaklaşık 40 milyon ton kömür ithal edildiğini hatırlatarak, yerli kömür kaynaklarının çıkarılması gerektiğini savundu. Ancak bu konuda çevreci yaklaşımların istismar edildiği yönünde eleştirilerde bulundu.







