Dünya MS Günü’nde açıklandı: Kadınlar 2 kat daha fazla risk altında

SAĞLIK Yayınlanma : 29 Mayıs 2025 14:59
Dünya MS Günü’nde açıklandı: Kadınlar 2 kat daha fazla risk altında
Merkezi sinir sisteminin bir hastalığı olarak tanımlanan Multiple Skleroz'un (MS) kadınlarda erkeklere oranla 2 kat daha fazla görüldüğü bildirildi.

Multiple Skleroz (MS), beyin ve omuriliği etkileyen ve merkezi sinir sisteminde hasara yol açan bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Hastalığın kesin nedeni henüz net olarak bilinmese de genetik ve çevresel bazı faktörlerin bu hastalığın görülmesinde etkili olduğu düşünülüyor.

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sümer, 30 Mayıs Dünya Multipl Skleroz (MS) Farkındalık Günü dolayısıyla MS hastalığının nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi vererek hastalara bazı önerilerde bulundu.

Hastalığın son zamanlarda giderek artan bir sıklıkta görülmeye başladığını dile getiren Prof. Dr. Sümer, MS hastalığının genellikle 20-40 yaş arasında ortaya çıktığını ve kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görüldüğünü kaydetti.

MS NEDİR? NASIL ORTAYA ÇIKAR?

Prof. Dr. Sümer, MS hastalığının oluşum mekanizmasını şu şekilde açıkladı:

“MS, beyin ve omuriliği etkileyen, özellikle de bu bölgelerdeki sinir kılıflarını tutan bir hastalık olarak tanımlanıyor. Hastalığın kesin nedeni henüz net olarak bilinmiyor. Genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülüyor ancak 'şu nedenden dolayı ortaya çıkıyor' demek zorlaşıyor.

Bağışıklık sisteminde meydana gelen bir sapma sonucu, vücut kendi sinir dokusunu yabancı bir yapı gibi algılamaya başlıyor. Bunun sonucunda bağışıklık hücreleri, damarsal yapılardan çıkarak beyin ve omurilikteki sinir kılıflarına saldırıyor. Bu da hastalığın gelişmesine neden oluyor.

Genç yaşta olmak, MS açısından bir risk oluşturuyor. Bunun yanında bazı enfeksiyonlar da süreci tetikleyebiliyor. Ayrıca genetik yatkınlık da önemli rol oynuyor. Ailesinde MS öyküsü bulunan bireylerde hastalığın görülme olasılığı artış gösteriyor.”

MS BELİRTİLERİ NELERDİR?

Hastalığın belirtileri arasında görme ve denge kaybı gibi önemli sorunların olduğuna değinen Prof. Dr. Sümer, bu belirtileri şöyle açıkladı:

Genç yaşta ortaya çıkan görme kaybı (ağrılı ya da ağrısız şekilde gelişiyor),

Vücudun bir tarafında uyuşma ve hissizlik hissi oluşuyor,

Denge kaybı yaşanabiliyor,

Konuşma bozuklukları gelişebiliyor.

Vücudun bir tarafında güçsüzlük gelişebiliyor.

MS belirtilerinin genellikle ani başlayan ataklarla kendini gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Sümer, “Bu belirtiler çoğu zaman 15-20 gün içinde azalarak sönümleniyor. Bazı hastalarda ise belirtiler yavaş yavaş artarak ilerliyor. MS; ataklarla seyreden, baştan itibaren ilerleyici (progresif) ya da bu iki formun birleşimi şeklinde gelişebiliyor. Atakların şiddeti ve sıklığı her hastada farklı seyrediyor. Özellikle enfeksiyonlar, bu atakları tetikleyen önemli dış etkenler arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.

TANIDA MR’IN DOĞRU YORUMLANMASI VE ÖYKÜ ÇOK ÖNEMLİ

‘Teşhiste ilk aşamada hastadan alınan detaylı anamnez yani öykünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Sümer, sözlerine şöyle devam etti:

“Bunu nörolojik muayene ve görüntüleme yöntemleri takip ediyor. MS tanısında manyetik rezonans görüntüleme (MR) bizim için vazgeçilmez bir yöntem. MR ile hastalığın seyrini izleyebiliyor, yeni plak oluşumlarını tespit edebiliyoruz. Ancak MR görüntülerinde bazen MS dışı lezyonlar da karşımıza çıkabiliyor. Bu nedenle görüntülerin doğru değerlendirilmesi çok kritik.

Tanıyı desteklemek için bazı yardımcı yöntemlerden de faydalanıyoruz. Kan testleri ve belden alınan beyin-omurilik sıvısı örnekleri (lomber ponksiyon) hem tanıyı netleştirmemize hem de hastalığın nasıl seyredeceği konusunda fikir edinmemize yardımcı oluyor.”

“MS ARTIK ÇARESİZ BİR HASTALIK DEĞİL”

Prof. Dr. Sümer, MS tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını belirterek şunları söyledi:

“MS artık eskisi kadar çaresiz olduğumuz bir hastalık değil. Atak dönemlerinde genellikle kortizon grubu ilaçlar ile akut tedavi uyguluyoruz. Ancak asıl hedefimiz, yeni atakların oluşmaması, MR’da izlediğimiz plakların ilerlememesi ve yeni plakların oluşmasının önlenmesi. Bunun için hastalığın seyrini baskılayan, bağışıklık sistemini düzenleyen tedavi yöntemlerini kullanıyoruz. Bu tedaviler son derece gelişti ve oldukça etkili sonuçlar alınabiliyor.”

Prof. Dr. Murat Sümer, MS’in erken dönemde fark edilmesinin ve uzman kontrolünde düzenli takip ile tedaviye başlanmasının, hastalığın seyrini önemli ölçüde yavaşlattığını vurgulayarak, toplumda farkındalığın artmasının hastalıkla mücadelede çok kıymetli olduğunu belirtti.

MS HASTALARINA TAVSİYELER

Prof. Dr. Sümer, MS hastalarına şu uyarılarda bulundu:

Sağlıklı beslenme: Özellikle Akdeniz tipi diyet tavsiye ediyoruz.

Kilo kontrolü: Fazla kilo MS üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor.

Sigara kesinlikle bırakılmalı: Sigara genel sağlığı olumsuz etkilemesinin yanı sıra MS hastalarında atak riskini artırıyor. Bu yüzden kesinlikle bırakılmalı.

D vitamini takibi: MS ile ilişkisi bilinen D vitamini düzeylerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor.

Fiziksel aktivite: Günlük yaşam içinde aktif kalmak, spor yapmak oldukça önemli.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.