Düzce'nin yüreğini yakan gün: 26. yıl sonra bile acılar dinmedi

YAŞAM Yayınlanma : 12 Kasım 2025 13:51 Düzenleme : 12 Kasım 2025 13:51
Düzce'nin yüreğini yakan gün: 26. yıl sonra bile acılar dinmedi
Düzce'de 1999'daki büyük depremin 26. yıl dönümünde Kaynaşlı'da anma töreni düzenlendi. Vali Aslan, acıların tazeliğini koruduğunu belirterek, deprem gerçeğine karşı dirençli şehirler inşa etmenin önemini vurguladı.
Düzce'nin yüreğini yakan gün: 26. yıl sonra bile acılar dinmedi

Düzce'de 12 Kasım 1999 tarihinde yaşanan ve merkez üssü Kaynaşlı olan yıkıcı depremin üzerinden 26 yıl geçti. Ancak, o gün yaşanan acılar ve kayıplar hala tazeliğini koruyor.

DEPREM ŞEHİTLERİ UNUTULMADI

Her yıl olduğu gibi bu yıl da 316 kişinin hayatını kaybettiği Kaynaşlı ilçesindeki Deprem Şehitliği'nde anma töreni düzenlendi. Programda, depremde yaşamını yitirenler için Kur'an-ı Kerim okundu. Ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar, hayatını kaybedenlerin kabirlerine karanfiller bırakarak dualar etti. Vali Selçuk Aslan, depremde yaşananları hala unutamadığını belirterek, "12 Kasım 1999 tarihinde saatler 18:57'yi gösterirken, 17 Ağustos'un üzerinden henüz daha 3 ay geçmeden 7.2 büyüklüğünde merkez üssü Kaynaşlı ilçemiz olan, yabancı bir basın kuruluşunun attığı manşette 'Türkiye kıyameti yaşadı' hafızamda taze olarak bu deprem acısının 26. yıl dönümünü idrak ediyoruz." dedi. Vali Aslan, depremde 316'sı Kaynaşlı'dan olmak üzere toplam 845 kişinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise bunun üç katından fazla olduğunu hatırlattı. Devletin güçlü desteği ve Düzce'nin azmiyle şehrin yeniden ayağa kalktığını vurgulayan Vali Aslan, "Bu büyük acının üzerine Düzce vilayet oldu, yaralarını çok daha hızlı sarabilmesi için. Bu acı hala yüreklerimizi andıkça sızlatıyor." ifadelerini kullandı.

DEPREM GERÇEĞİ VE GELECEĞE DERSLER

Vali Aslan, yaşananlardan güçlü dersler çıkarılması gerektiğini belirterek, "Çünkü afetler, özellikle de deprem, Türkiye'nin büyük bir gerçeği. Bizler afetlerle, özellikle de depremle yaşamak zorundayız. Güzel bir söz var: 'Deprem değil, binalar insanlara zarar vermekte.' Bu minvalde, ilmin bize gösterdiği imkanları en güçlü şekilde kullanarak şehirlerimizi mukavemetli, dirençli şekilde inşa etmek zorundayız. Kendimize yuva bildiğimiz meskenlerimizi, hayatımızı idame ettirmek noktasında kullandığımız ticari hanelerimizi, iş yerlerimizi, ilmin öngördüğü, mühendisliğin emrettiği hususlara göre yaparsak, afetler gerçeğimiz olmakla beraber, bizler açısından yıkıcı sonuçlar, acı sonuçlar bırakmaktan uzaklaşacaktır." diye konuştu. Törenin ardından kentte çeşitli anma programları düzenlendi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.