Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla "Erişilebilir Gelecek İçin Kapsayıcılık: Toplumsal Dönüşümün Yol Haritası" başlıklı bir panel düzenledi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panel, geniş bir katılımla yapıldı ve erişilebilirlik ile kapsayıcılığın önemine dikkat çekildi.

Kapsayıcılık sadece fiziksel değil, bir kültür
Panelin açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Aslıhan Kuyumcu Vardar, erişilebilirlik ve kapsayıcılığın sadece fiziksel düzenlemelerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bir kültür, tutum ve eğitim yaklaşımı olduğunu vurguladı. Vardar, toplumsal farkındalığın ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek, öğretmen adaylarının etik ve mesleki sorumluluklarının bu konunun merkezinde yer aldığını ve fakülte olarak kapsayıcı öğrenme ortamlarının güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini ifade etti. Programın yönetimini üstlenen Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Başkanı Doç. Dr. Osman Aktan ise, bölümün kapsayıcı eğitim alanındaki çalışmalarını aktararak kapsayıcılığın özel eğitimle sınırlı kalmayıp, sosyal güvenlikten fiziki çevreye, eğitimden toplumsal yaşama kadar tüm alanlarda disiplinler arası iş birliği gerektirdiğini belirtti.

Sosyal güvenlik ve fiziksel erişilebilirlik anayasal haklar
Düzce Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Necmi Köroğlu, "Erişilebilir Gelecek İçin Sosyal Güvenlik ve Kapsayıcılık" başlıklı sunumunda sosyal güvenliğin Anayasa tarafından güvence altına alınmış bir hak olduğunu hatırlattı. Köroğlu, özel bireylerin anne baba üzerinden sigortalılık hakları, emeklilik süreçlerindeki avantajlar, engelli istihdam kotası ve prim günlerinde yapılan düzenlemeler gibi haklardan detaylıca bahsederek, öğrencilerin meslek hayatlarında bu konularda doğru yönlendirmeler yapmalarının önemini vurguladı. Düzce Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Mühendisi Zeynep Bilici ise, "Erişilebilir Gelecek İçin Fiziksel Kapsayıcılık" sunumunda erişilebilirliğin iyi niyetten öte, yasal dayanakları ve denetim mekanizmaları bulunan somut bir yükümlülük olduğunu belirtti. Bilici, erişilebilirliğin binalardan dijital ortamlara kadar bütünsel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, rampalar, kaldırımlar, otopark düzenlemeleri gibi zorunlu standartları örneklerle aktardı ve "Fiziksel erişilebilirliğin sağlanması, bireylerin toplumsal yaşama güvenli ve bağımsız katılımının temel şartıdır" dedi.
Türkiye'de kaynaştırma uygulaması başarıyla ilerliyor
Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Kart, "Erişilebilir Gelecek İçin Eğitsel Kapsayıcılık" başlıklı konuşmasında kapsayıcı eğitim anlayışının kapsamını genişleterek, özel bireylerin yanı sıra sosyoekonomik açıdan dezavantajlı ve barınma gibi imkanlara erişimde güçlük yaşayan tüm çocukların bu yaklaşımın bir parçası olduğunu anlattı. Kart, Milli Eğitim Bakanlığı’nın güncel verilerine değinerek taşımalı eğitim ve burs imkanları gibi uygulamaların kapsayıcılığı desteklediğini ifade etti. Türkiye'de kaynaştırma eğitiminin yaygınlığına da dikkat çeken Kart, özel eğitim sınıfları ve ayrıştırılmış eğitim ortamlarındaki öğrenci oranının düşük olduğunu ve ülkenin yüzde 90’ın üzerinde kaynaştırma uygulamasıyla önemli bir noktaya ulaştığını belirtti. Program, soru-cevap bölümünün ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.







