İddiaya göre, Epstein’a ait olduğu öne sürülen bir not yaklaşık yedi yıldır mahkeme kasasında kilitli tutuluyor.
Bu notun bugüne kadar soruşturma dosyalarına girmemiş olması, “acaba önemli bir detay gözden mi kaçtı?” sorusunu da beraberinde getirdi.
“VEDA ETME ZAMANI” İDDİASI
Söz konusu notun varlığı ilk kez, Epstein’ın Temmuz 2019’da hücresinde baygın bulunduğu olay sonrası gündeme geldi. Hücre arkadaşı Nicholas Tartaglione, o dönemde Epstein’a ait olduğunu iddia ettiği bir not gördüğünü ve içinde “Artık veda etme zamanı” gibi ifadeler yer aldığını öne sürdü.
Ancak bu iddiaların resmi makamlarca doğrulanmadığını da belirtmek gerekiyor.
NOT NEDEN GİZLİ KALDI?
İşin dikkat çeken kısmı ise bu belgenin akıbeti. İddiaya göre not, Tartaglione’nin kendi ceza davası kapsamında mahkemeye sunuldu ve ardından bir yargıç tarafından mühürlenerek erişime kapatıldı. Bu nedenle Epstein’ın ölümünü inceleyen yetkililerin bu belgeyi hiç görmemiş olabileceği konuşuluyor.
ABD Adalet Bakanlığı’nın bugüne kadar paylaştığı geniş dosyalarda da bu notun yer almaması, tartışmaları daha da büyüttü.
TARTIŞMALAR YENİDEN ALEVLENDİ
Resmi kayıtlara göre Epstein’ın ölümü intihar olarak geçse de, olayın ardından cezaevindeki güvenlik zafiyetleri ve çelişkili detaylar uzun süre gündemden düşmemişti. Bu yeni iddia da “gerçekten tüm detaylar ortaya çıktı mı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlara göre, eğer bu not gerçekten Epstein tarafından yazıldıysa, ölümünden önceki ruh haline dair önemli ipuçları barındırabilir. Ancak şu an için ortada doğrulanmış net bir bilgi bulunmuyor.
Gözler şimdi, söz konusu belgenin kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağına çevrilmiş durumda. Eğer mühür açılırsa, yıllardır konuşulan bu dosyada yeni bir sayfa açılabilir.








