Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 3. İstanbul Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, ekonomik yaklaşımlara dair temel prensiplerini ve İslami finansın önemini vurguladı. Erdoğan, 'bereket' kavramının kapitalist ekonomi teorileriyle açıklanamayacağını belirterek, faiz, sömürü ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereketin bulunamayacağını ifade etti.

EKONOMİK PARADİGMA VE KÜRESEL BORÇ YÜKÜ
Zirvede, küresel ekonomideki mevcut kırılmalara ve artan borçluluğa dikkat çeken Erdoğan, Uluslararası Finans Enstitüsü'nün küresel borcun 2026'da 350 trilyon dolara ulaşacağına dair raporuna atıfta bulundu. Mevcut küresel finans sisteminin sorunların kök nedenlerini çözmek yerine geçici çözümler ürettiğini belirten Cumhurbaşkanı, adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan bir ekonomik paradigmaya geçilmeden finansal krizlerin aşılamayacağını vurguladı. "Dünya 5’ten büyüktür" tespitinin sadece uluslararası konjonktürü değil, eşitsizlik ve sömürüye dayalı ekonomik ilişkileri de kapsadığını dile getirdi.
İSLAM EKONOMİSİ VE KATILIM FİNANSIN GÜCÜ
Erdoğan, İslam ekonomisinin değerlerini benimseyerek ve katılım finans modelini merkeze alarak hedeflere daha hızlı ulaşılabileceğini belirtti. "Bereket"in helal kazancın haram kazançtan daha değerli olduğuna inanmak olduğunu hatırlatan Erdoğan, İslam iktisadının adalet, ahlak, diğergamlık, risk paylaşımı ve sosyal refah gibi değerleri esas aldığını söyledi. Katılım finansın, sadece Müslümanlar için değil, tüm dünya için daha adil ve güvenli bir model olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin bu alanda stratejik bir unsur olarak katılım finansı geliştirmeye devam edeceğini kaydetti. Ayrıca, Emlak Katılım'ın halka arz edilerek milletin doğrudan büyümeye ortak olmasının sağlanacağını ve Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ın birleştirileceğini müjdeledi.








