Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Beşşar Esed rejiminin Suriye'de işlediği insan hakları ve insancıl hukuk ihlallerini belgeleyen kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda, rejimin kimyasal silah kullanımı, zorla kaybetmeler, işkence, yargısız infazlar ve toplu mezarlar gibi ağır suçları, mağdurların anlatıları ve sahadan toplanan somut delillerle ortaya konuldu. Rapor, rejimin devrilmesinin birinci yıl dönümünde adalet arayışına katkı sunmak amacıyla hazırlandı.
KİMYASAL SALDIRILAR VE TOPLU MEZARLAR
Rapora göre, Esed rejimi sivilleri hedef alan saldırılarda sıkça varil ve misket bombaları kullanırken, kimyasal silahlara da başvurdu. Han Şeyhun ve Doğu Guta'daki kimyasal saldırılarda yüzlerce sivil hayatını kaybetti. Tanıklar, rejimin kimyasal silah kullanımına dair kanıtları yok etmek için mahalleleri ateşe verdiğini ve tamamen dümdüz ettiğini aktardı. Heyet, 16 bin kişinin gömülü olduğu tahmin edilen Han Asel başta olmak üzere çeşitli toplu mezarları kayıt altına aldı. Rejimin bölgeleri ele geçirdikten sonra mezarları kazıp naaşları bilinmeyen yerlere götürdüğü, delilleri tamamen yok etmeye çalıştığı belgelendi.
SEDNAYA HAPİSHANESİNDEKİ İŞKENCE SİSTEMİ
Raporun en çarpıcı bölümlerinden biri, rejimin işkence merkezi olarak kullandığı Sednaya Hapishanesi'ndeki vahşeti anlatıyor. Mağdurlar, bileklerden asma, elektrik verme, araba lastiği içinde işkence ve makat işkencesi gibi yöntemlere maruz kaldıklarını aktardı. Hücrelerde tamamen çıplak ve karanlıkta tutulan mahkumlar, günde sadece bir kez kahve fincanı kadar bulgur ve çeyrek ekmekle besleniyordu. İdamların gece saatlerinde gerçekleştirildiği, mahkumların birbirlerinin idamına tanıklık etmeye zorlandığı belirtildi. Bir tanık, "Bu zulüm tarihte eşi benzeri görülmemiş bir sistemdi" ifadelerini kullandı.
ADALET ÇAĞRISI VE ÖNERİLER
Raporda, Esed rejiminin 2011-2024 döneminde muhalefeti bastırmak için sistematik ihlallerde bulunduğu, bu fiillerin savaş suçu ve insanlığa karşı suç niteliği taşıdığı vurgulandı. Sorumluların uluslararası ve ulusal mekanizmalar yoluyla hesap vermesi gerektiği ifade edildi. BM üyesi devletlere, faillerin adalete teslim edilmesi ve evrensel yargı yetkisiyle soruşturma başlatılması önerildi. Suriye yönetiminden ise delilleri koruma, toplu mezarlardaki kayıpları kimliklendirme ve mağdurlar için rehabilitasyon merkezleri kurma çağrısı yapıldı.









