Eşine şifa ararken tanıştı, Türkiye’nin dört bir yanına dağıtıyor

YAŞAM Yayınlanma : 08 Ekim 2025 18:42 Düzenleme : 08 Ekim 2025 19:50
Eşine şifa ararken tanıştı, Türkiye’nin dört bir yanına dağıtıyor
Eşinin amansız hastalığına doğada şifa ararken tanıştığı aronya bitkisini Sarayönü Kurşunlu Mahallesi’nde yetiştirmeye başlayan Tahsin Tosun, bağışıklık sistemini güçlendiren, kansere kalkan olan bitkinin hem kullanımını hem de üretimini tavsiye ediyor.

Konya’nın Sarayönü ilçesinde eşinin hastalığına şifa ararken tanıştığı meyveyi yetiştirmeye karar veren Tahsin Tosun, şimdi süper meyve olarak bilinen aronya meyvesini, Türkiye’ye dağıtıyor.

Sarayönü’nün Kurşunlu Mahallesi’nde yaşayan Tahsin Tosun, eşinin geçirdiği hastalık sürecinde doğanın şifalı gücüne yöneldi. Bu dönemde aronya meyvesiyle tanışan Tosun, yaptığı araştırmalar sonucunda meyvenin hem sağlık hem de tarımsal açıdan büyük bir potansiyele sahip olduğunu fark etti. Çiftçilik geleneği olmayan Tosun, buna rağmen Kurşunlu Mahallesi’nde hububat tarlalarının arasında bir aronya bahçesi kurarak hayatında önemli bir adım attı.

“Eşimin tedavi sürecinde doğal ürünlerin ne kadar kıymetli olduğunu yakından gördüm” diyen Tahsin Tosun, aronya üretimine başlama kararının hayatındaki dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı.

Tosun, “Bu meyvenin sadece şifasıyla değil, ülkemiz tarımında oluşturabileceği katma değerle de önemli bir yere sahip olacağına inanıyorum. Bu düşünceyle yola çıktım ve bugün bölgede ilk aronya bahçesini kurmanın gururunu yaşıyorum” ifadelerini kullandı.

“ARONYANIN ÖZELLİKLERİ İLGİMİ ÇEKTİ”

Eşinin hastalığının hayatlarında dönüm noktası olduğunu belirten Tosun, hastalığın tedavisinin tamamlanmasının ardından doktorların, bağışıklık sistemini güçlü tutmanın önemine dikkat çektiğini, bu nedenle bu süreçte doğal destek arayışına yöneldiklerini söyledi.

Tosun, “Tedavi sonrasında doktorlarımız bağışıklığın güçlü tutulması gerektiğini söyledi. Biz de farklı bitkisel destekleri araştırmaya başladık. Bu süreçte eşimin sağlığına iyi gelebilecek doğal ürünleri denedik. O sırada yurtdışında yaşayan bir akrabam aronya meyvesinden bahsetti. Özelliklerini öğrenince ilgimi çekti” dedi.

Yurtdışındaki akrabasının tavsiyesi üzerine ilk olarak aronya meyvesini temin ettiklerini belirten Tosun, eşinin düzenli kullanım sonrasında vücut direncinin arttığını fark ettiklerini dile getirerek, meyvenin faydalarını “Eşimin enerjisinin yerine geldiğini, bağışıklığının güçlendiğini görünce bu meyveye olan ilgim daha da arttı. Araştırmalarımda aronya bitkisinin dünyanın birçok ülkesinde sağlık açısından öne çıkan bir ürün olduğunu öğrendim. Bu merak beni üretim aşamasına taşıdı” sözleriyle anlattı.

TÜRKİYE’NİN İLK ARONYA BAHÇELERİNDEN BİRİ KURŞUNLU’DA

Aronya üretimine olan ilgisinin kısa sürede kararlılığa dönüştüğünü ifade eden Tosun, 2016 yılında Makedonya’dan getirdiği aronya tohumlarını Sarayönü’nün Kurşunlu Mahallesi’nde toprağa ektiğini belirterek, “O yıl ilk fidanlarımı diktim. Bölgemizde böyle bir ürünün yetişip yetişmeyeceğini bilmiyordum ama denemek istedim. Bu işe inanarak başladım ülkemizde ilk aronya bahçesine sahip insanlardan biri olmanın mutluluğunu yaşıyorum” dedi.

Tahsin Tosun, aronya bitkisinin dayanıklılığı sayesinde karasal iklim koşullarında dahi başarılı şekilde yetiştirilebildiğini belirterek elde ettiği tecrübeyi merak edenlere aktardı.

Kurşunlu’nun sert kışları ve sıcak yazlarına rağmen aronya bitkisinin bu iklime uyum sağladığını anlatan Tosun, “Aronya gerçekten güçlü bir bitki. Soğuk havadan, don ya da sıcaklıktan kolay kolay etkilenmiyor. Bu da onu özellikle Konya Ovası gibi karasal bölgelerde yetiştirmek için avantajlı hale getiriyor” diye konuştu.

“İLK İKİ YIL HİÇ ÜRÜN ALAMADIM”

Üretimine 2016 yılında başladığı aronya meyvesinden ilk iki yıl ürün alamadığını dile getiren Tosun, üretim hikayesini şöyle anlattı:

“O dönem işi tam olarak bilmiyordum. Bitki büyüyordu ama meyve tutumu olmuyordu. Sonradan araştırınca gördüm ki çıkan meyvelerin çoğunu böcekler tüketmiş. Doğru ilaçlama ve bakım yöntemlerini bilmediğim için bu hatayı yaptım. Ancak her yıl yeni bir şey öğrendim ve zamanla işin tekniğini kavradım.

Tosun, zamanla aronya yetiştiriciliği konusunda eğitimler aldım. Yurt dışı kaynaklardan da bilgi edindim. Bugün geldiğim noktada, aronya üretiminin sadece Kurşunlu’ya değil, Türkiye’nin sulu arazilerinde hemen her bölgesine uyum sağlayabileceğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bitkinin kök yapısı güçlü, suyu seviyor ama fazla neme de hassas değil. Bu nedenle hem Ege’den İç Anadolu’ya hem de Karadeniz’in iç kesimlerine kadar geniş bir alanda yetiştirilebilir.”

Kurşunlu Mahallesi’nde 8 dekarlık arazisinde 1700 aronya ağacı bulunduğunu belirten Tosun, her yıl ortalama 4 ton meyve elde ettiğini kaydetti. Tosun, “İlk fidanları ektiğim günden bu yana geçen yıllar, bana sabrın ve emeğin karşılığını mutlaka verdiğini gösterdi. Şimdi 8 dekarlık bahçemden yıllık ortalama 4 ton aronya topluyorum. Her geçen yıl verim biraz daha artıyor” şeklinde konuştu.

BELEDİYELER VE KURUMLAR, ARONYA GİBİ ÜRÜNLERE PAZAR OLUŞTURMALI

Tahsin Tosun, aronya üretiminin gelişebilmesi için yerel yönetimlerin ve devlet kurumlarının üreticiye destek vermesi gerektiğini vurguladı. Kurşunlu’daki aronya bahçesinde ürettiği meyveleri şu anda perakende olarak sattığını bildiren Tosun, aronya gibi yaygınlaşmamış ürünlerde üreticilerin en büyük sıkıntısının pazar olduğunu ifade etti.

“Aronya değerli bir ürün ama henüz ülke genelinde tanınırlığı çok düşük. Ben ürünlerimi doğrudan tüketiciye ulaştırıyorum, çünkü toptan alım yapan bir pazar henüz oluşmadı. Bu da üretim kapasitesini artırmayı zorlaştırıyor” diyen Tosun, devlet kurumlarının bu konuda daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Tosun, özellikle belediyelerin bu noktada önemli görev üstlenebileceğine işaret ederek şu taleplerde bulundu:

“Yerel yönetimler, yöresel ürünleri gıda işletmelerine ve üretim tesislerine kazandırmak için girişimlerde bulunmalı. Aronya gibi alternatif ürünlerin gıda sektöründe değerlendirilebilmesi için üreticilerle işletmeler arasında köprü kurulmalı. Bu tarz adımlar atıldığında hem üretici kazanç sağlar hem de bölgesel kalkınma hızlanır.”

KONYA İLKLERDEN BİRİYDİ AMA TANITIMDA GERİDE KALDI

Yaklaşık 10 yıl önce Türkiye’de aronya üreten nadir isimlerden biri olduğuna dikkat çeken Tosun, bu üretimi Konya’da gerçekleştirdiğini, “2016’da aronya diktiğimde bu meyveyi bilen çok az kişi vardı. Türkiye’de birkaç üretici vardı ve ben bu işe Konya’da başladım. Ancak ilgiyi en çok başka şehirlerden gördüm” sözleriyle anlattı.

Tosun, özellikle Yalova’nın aronya meyvesine sahip çıkarak coğrafi işaret aldığını hatırlatarak, “Oysa biz bu üretime Yalova’dan çok önce başladık. Eğer Konya’daki kurumlar ve yerel yönetimler o dönemde bu ürüne sahip çıksaydı, bugün coğrafi işareti Konya almış olacaktı. Bu, sadece bir belge değil, bir emeğin, bir öncülüğün tescilidir” şeklinde konuştu.

Tosun, aronya üretiminin yavaş yavaş endüstriyelleşmeye başladığını ve bu durumun çiftçiler için önemli bir fırsat sunduğunun altını çizerek, “Aronya artık sadece bir hobi ürünü olmaktan çıktı. Kurutma, meyve suyu ve kozmetik alanlarında kullanılmaya başladı. Eğer yerel yönetimler ve kamu kurumları bu potansiyeli desteklerse, aronya üretimi Türkiye’de tarımın geleceği için ciddi bir alternatif haline gelir” ifadelerine yer verdi.

“ARONYA GELECEĞİN MEYVESİ”

Bilimsel araştırmalarda “süper meyve” olarak tanımlanan aronya, içerdiği yüksek antioksidan, C vitamini ve lif oranıyla bağışıklık sistemini destekleyen, hücre yenilenmesini hızlandıran bir özelliğe sahip.

Tosun, bu meyvenin sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda bir “yaşam yatırımı” olduğuna dikkat çekerek, “Geleceğin meyvesi olarak görülen aronya, sağlık bilinci yükselen dünyada daha fazla önem kazanıyor. İnsanlar artık sadece doymak için değil, sağlıklı yaşamak için beslenmeyi önemsiyor. Aronya bu açıdan çok özel bir yere sahip” dedi.

Tosun, Kurşunlu’da başlattığı üretimin bölge için ilham kaynağı olması temennisinde bulunarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Benim hikâyem, bir meyveden çok daha fazlası. Doğru zamanda doğru adımı atmak hem kendine hem çevrene değer katmak demektir. Gençlerimizin de bu bilinçle toprağa yönelmesini, doğayla iç içe üretim yaparak geleceğe sağlam bir miras bırakmalarını istiyorum. Çünkü toprağa dokunan insanın hayatı değişir, emeğin değeri, alın terinin bereketi hiçbir zaman kaybolmaz.”

BÖLGEMİZDE ARONYA ÜRETİMİ YAYGIN HALE GELMELİ

Uzun yıllar pazarlama sektöründe çalışan Tahsin Tosun, şehir hayatının temposundan uzaklaşıp doğaya yönelmesinin ardından aronya üretimiyle toprağın ve emeğin değerini yeniden keşfettiğini söyledi.

Tosun, “Çoğu kişi toprağın sadece hububat ekmek ve devletin açıkladığı fiyatlarla kazanmak için yeterli olduğunu düşünüyor. Ama toprak emek isteyen bir şey. Aronyaya yöneldiğimde birçok kişi temkinli yaklaştı, ama ben sabırla çalıştım. Emek verildiğinde karşılık mutlaka geliyor. Bugün hem ekonomik olarak kazanç sağlıyorum hem de insanların sağlığına faydalı bir ürün yetiştirmenin mutluluğunu yaşıyorum” diye konuştu.

Tosun, özellikle Konya ve Sarayönü bölgesindeki çiftçilerin genellikle hububat üretimine yöneldiğini ve çoğu zaman farklı ürünler denemekten çekindiğini belirterek, “Toprağa sadece ekmek ve devlet desteğini beklemek yeterli değil. Farklı ürünlere yönelmek hem kendi ekonomilerini güçlendirir hem de ülke kalkınmasına katkı sunar. Sarayönü bölgesinde aronya eken çiftçi sayısı arttıkça, bu ürünün pazarlanması da kolaylaşır ve bölgenin tarımsal potansiyeli yükselir” ifadelerini kullandı.

Aronya bitkisinin iklim koşullarına dayanıklı olduğunu ve doğru bakım ile sulama yapıldığında yüksek verim verdiğini vurgulayan Tosun, çiftçilere şu tavsiyelerde bulundu:

“İlçe Tarım Müdürlüğü ile iş birliği yaparak aronya ve benzeri alternatif ürünleri araştırmaları gerekiyor. Bu sayede hem bölge tarımı çeşitlenir hem de üreticiler yeni kazanç kapıları elde eder. Aronya, Sarayönü için büyük bir potansiyel sunuyor ve yeterince önem verilirse hem üretici hem bölge ekonomisi kazançlı çıkar.”

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Tebrikler08 Ekim 2025 20:26

    Emekleriniz ve azminizden ötürü tebrik ederim. Yolunuz açık olsun.