Avukat Mustafa Erkulu, evlilik birliğinin kurulmasıyla birlikte eşler arasında özel hayatın gizliliğinin ve mahremiyetin ortadan kalktığı yönündeki genel kanaatin aksine, bu durumun hukuken geçerli olmadığını vurguladı. Erkulu, evlilik içinde dahi eşlerin birbirlerinin özel alanlarına saygı göstermesi gerektiğini belirtti.
EVLİLİKTE MAHREMİYET VE ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ
Erkulu, "Evlilik birliğinin kurulmasıyla birlikte tabii ki müşterek konutta müşterek bir hayata başlanıyor. Ancak eşler arasında mahremiyet ve özel hayatın gizliliğinin tamamen kalktığı söylenemez. Yani evlilik olsa da eşler arasında bir özel hayatın gizliliği mevcuttur. Bu anayasa ve ceza kanunlarında da yaptırım altına alınmıştır, belirtilmiştir." dedi.
RIZA OLMAZSA KAYITLAR HUKUKA AYKIRI
Özellikle evlere kurulan kameralar veya bir eşin diğerinin rızası olmadan video kaydı alması, fotoğraf çekmesi gibi durumların hukuka aykırı olduğunu belirten Erkulu, "Müşterek konutta bir eşin rızasıyla yapılan işlemler diğer eşin rızası olmadığı sürece hukuka uygun kabul edilmeyecektir." diye konuştu. Sosyal medyada paylaşılan ve eşlerin gözüktüğü videolarda da diğer eşin rızasının aranması gerektiğini ekledi.
TUZAĞA ÇEKMEDEN ELDE EDİLEN DELİLLER GEÇERLİ
Delil elde etme konusunda ise Erkulu, kasıtlı olarak tuzağa çekilmeden, başka türlü delil elde etme imkanı olmayan durumlarda alınan video kayıtlarının hukuka uygun kabul edilebileceğini söyledi. Ancak sistematik ve tuzağa çekercesine yapılan kayıtların kesinlikle geçersiz olacağını ifade etti. Aldatmanın ispatı gibi durumlarda bu tür kayıtların, belirli şartlar altında geçerli olabileceğini belirtti.







