Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün kamu personeli seçme sistemini ele geçirme operasyonunun perde arkasını ortaya çıkaran önemli bir soruşturmada yeni bir hamle başlattı.
2008 ve 2011 adli yargı sınavları ile 2010 KPSS'de yaşanan usulsüzlüklerin detayları, örgütün devlet kurumlarına sızma stratejisinin ne kadar sistemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
ÖRGÜTÜN SINA V SİSTEMİNE SIZMA PLANI
Soruşturma kapsamında elde edilen deliller, FETÖ'nün sınav sorularını önceden ele geçirerek kendi mensuplarını devletin kritik pozisyonlarına yerleştirmek için organize bir şekilde hareket ettiğini ortaya koyuyor.
Örgütün oluşturduğu çalışma evleri ve ByLock gibi gizli iletişim araçları, bu sistemli yapının sadece bir parçasını oluşturuyordu. Binlerce kişinin kaderini etkileyen bu sınavlarda yaşanan haksızlıklar, mağdur olan diğer adayların hayatlarında telafisi mümkün olmayan kayıplara neden oldu.
13 ŞÜPHELİYE GÖZALTı KARARI
Başsavcılığın verdiği 13 gözaltı kararı, soruşturmanın derinleştiğinin ve yeni isimlerin adli sürece dahil olduğunun göstergesi. Aralarında çalışma evlerinde kalan ve ByLock kullanıcılarının da bulunduğu şüphelilerin, örgütün sınav sistemini manipüle etme operasyonunda aktif rol aldığı iddia ediliyor.
Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin yakalanması için operasyonel çalışmalarını sürdürürken, soruşturmanın daha fazla kişiye ulaşabileceği değerlendiriliyor.
ADALETİN GEÇ DE OLSA YERİNİ BULMASI
Bu soruşturma, sadece geçmişte yaşanan haksızlıkların ortaya çıkarılması açısından değil, aynı zamanda devletin kurumlarının güvenilirliğinin yeniden tesis edilmesi açısından da kritik önem taşıyor.
Mağdur adayların yıllar sonra dahi adaletin tecelli etmesini beklediği bu süreç, Türkiye'nin demokratik ve şeffaf bir sınav sistemine olan ihtiyacını bir kez daha hatırlatıyor.








