İHH İnsani Yardım Vakfı Konya Şubesi Sarayönü Temsilciliği tarafından organize edilen program, Sarayönü Belediyesi Yeni Düğün Salonu’nda Cuma günü; İHH Konya personelleri, Sarayönü’ndeki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla düzenlendi.

Konferansa konuşmacı olarak katılan Gazze Gazisi Dr. İslam Asalya, yaşadıklarını simültane tercüman eşliğinde ve doğrudan sahadan örneklerle katılımcılara aktardı. Program boyunca salonda büyük bir dikkat hâkim olurken, Asalya’nın anlattıkları dinleyiciler üzerinde derin bir etki bıraktı.

KUDÜS, BATI ŞERİA VE GAZZE
Asalya, konuşmalarını her programda olduğu gibi üç ana bölüm üzerine kurduğunu ifade etti. İlk olarak ilk kıblemiz Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın İslam dünyası için taşıdığı anlamı anlattı. Kudüs’ün yalnızca bir şehir değil, inanç, kimlik ve sorumluluk meselesi olduğunu vurguladı.

İkinci bölümde Batı Şeria’da yaşanan baskıları, günlük hayatın nasıl kuşatma altında geçtiğini ve Filistinlilerin maruz kaldığı sistematik uygulamaları örneklerle aktardı.
Konuşmasının son ve en çarpıcı bölümünü ise Gazze’ye ayırdı. Gazze’de süren direnişi, bombardıman altındaki bir halkın gündelik hayatını, çocukların, annelerin ve yaşlıların yaşadıklarını birebir şahitlikleriyle anlattı.

“GAZZE’YE ACIMAYIN” MESAJI SALONDA DERİN ETKİ BIRAKTI
Asalya’nın konuşmasındaki en dikkat çekici bölüm ise Gazze’ye dair verdiği mesaj oldu:
“Gazze’ye üzülmeyin, Gazze’ye acımayın. Gazze imtihanını olması gerektiği şekilde veriyor. Siz kendi halinize ağlayın.”
Bu sözleriyle Gazze halkının imanını, teslimiyetini ve direniş ruhunu anlatan Asalya, asıl sorgulanması gerekenin İslam dünyasının duyarsızlığı olduğunu ifade etti.

TEKNOLOJİYE KARŞI İMAN
Batılı güçlerin sahip olduğu yüksek teknolojiye ve askeri imkânlara rağmen Gazze’de manevi direnişin kırılmadığını belirten Asalya, kendi ailesinden, yakın çevresinden ve bizzat yaşadığı olaylardan örnekler verdi. Bombardıman altında namaz kılan insanları, yıkılmış evlerin arasında sabırla bekleyen aileleri ve korku yerine teslimiyetle yaşayan bir halkı anlattı.
2007’DE İKİ BACAĞINI KAYBETTİ, MÜCADELESİ DAHA DA GÜÇLENDİ
Asalya, 2007 yılında gerçekleşen saldırılarda iki bacağını kaybettiğini ve bu sürecin hayatında nasıl bir dönüm noktası olduğunu da detaylı şekilde paylaştı. Uzun tedavi süreci sonrası Türkiye’ye gelişini, burada başlayan yeni hayatını ve yaşadıklarını Filistin davasını anlatmak için bir motivasyona dönüştürdüğünü ifade etti.
Yaşadığı ağır bedensel kayba rağmen umudunu ve inancını kaybetmediğini belirten Asalya, bugün dünyanın farklı noktalarında Filistin’i anlatmayı bir sorumluluk olarak gördüğünü söyledi.








