Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Murat Oynak, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, son yıllarda özellikle genç kadınlarda meme kanseri görülme oranlarında artış olduğuna dikkat çekti.
GENÇ YAŞ GRUBUNDA ARTIŞ
Dr. Oynak, 2025 yılı tahminlerine göre meme kanseri vakalarının yüzde 16’sının 50 yaş altındaki kadınlarda teşhis edilmesinin beklendiğini belirtti. Bu oranın son 20 yılda ortalama yüzde 0.7 artış gösterirken, 2000’li yılların ortalarından itibaren bu hızın yüzde 1.4’e çıktığını ifade etti. Ayrıca, yeni vakaların yaklaşık yüzde 10’unun 45 yaş ve altındaki kadınlarda ortaya çıktığını vurguladı.
ERKEN TEŞHİS VE YAŞAM TARZI
Erken teşhisin meme kanseri tedavisinde başarı oranını yüzde 90’lara kadar çıkarabildiğini söyleyen Dr. Oynak, kadınların kendi risklerini bilmeleri ve düzenli kontrolleri ihmal etmemeleri gerektiğini belirtti. Meme kanserinden tamamen korunmanın mümkün olmasa da, sağlıklı beslenme, ideal kilo kontrolü, düzenli egzersiz, alkol ve sigara kullanımının sınırlandırılması, emzirme ve genetik danışmanlık gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile riskin azaltılabileceğini ekledi. Ayda bir kendi kendine meme muayenesi ve 40 yaşından sonra yıllık mamografinin önemine de değindi.
GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ VE TANI
Uzm. Dr. Oynak, meme kanserinde görüntüleme yöntemlerinin hastalığın belirti vermeden teşhis edilmesinde hayati rol oynadığını vurguladı. Tarama yöntemleri sayesinde kanserin çok erken aşamada saptanabildiğini, bunun da tedavi sürecinde başarıyı artırdığını ve hastanın yaşam süresi ile kalitesini yükselttiğini söyledi. Meme kanseri taramasında kullanılan başlıca yöntemler olarak mamografi, ultrasonografi, MRI ve biyopsiyi sıraladı.








