Pendik Belediyesi tarafından düzenlenen 'Pendik Tarihi ve Kültürü Sempozyumu', ilçenin binlerce yıllık geçmişine ışık tutan önemli bilimsel değerlendirmelere ev sahipliği yaptı. Sempozyumda sunum yapan Prof. Dr. Celal Özdoğan, Göbeklitepe bölgesinden gelen çiftçilerin Pendik'te yeni bir kültürün temellerini attığını ortaya koydu.

Göbeklitepe'den Gelenler ve Yerel Halkın Buluşması
Sempozyumda paylaşılan bilgiler, Pendik'in Anadolu'daki yerleşim modelleri açısından dikkat çekici bir özelliğe sahip olduğunu gösterdi. Prof. Dr. Celal Özdoğan, Göbeklitepe, Fırat ve Dicle havzalarından gelen toplulukların Pendik'e ulaşarak yerel halkla çatışma yerine kaynaştığını ve bu etkileşimin yeni bir yaşam modelinin oluşmasına zemin hazırladığını belirtti. Tarımın bölgeye getirilmesiyle birlikte, balıkçılık ve toplayıcılıkla geçinen yerel halkla birleşerek Anadolu'daki diğer örneklerden farklılaşan bir ekonomik ve kültürel yapı meydana geldiği vurgulandı.

Fikirtepe Kültürünün Doğuşu ve Pendik'in Doğal Mirası
Özdoğan, Pendik'in zengin doğasının, ormanlarının ve denizinin bu yeni yaşam biçimini desteklediğini ifade etti. Tarımsal ürünlerin yanı sıra hayvancılığın da geliştiğini, balıkçılık, avcılık ve toplayıcılığın devam ettiğini belirten Özdoğan, bu karma ekonomik yapının Pendik'te uzun süre varlığını sürdürerek bölgenin kimliğinin bir parçası haline geldiğini söyledi. Bu kültüre, bölgede ilk kez tanımlandığı için literatürde 'Fikirtepe Kültürü' adı verildiği ve bu kültüre ait bilgilerin Pendik Höyüğü gibi arkeolojik çalışmalardan elde edildiği aktarıldı.

Tarihi Tartışmalara Bilimsel Açıklık Getiriliyor
Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin, sempozyumun, ilçenin tarihi geçmişiyle ilgili süregelen tartışmalara bilimsel bir zemin kazandırdığını belirtti. Başkan Cin, hocalar ve yeni araştırmalardan elde edilen bilgilerle Pendik'in tarihi sürecine netlik kazandırılacağını ve ilk çağlardan günümüz modern yönetimine kadar uzanan bu sürecin bütünleştirilerek geleceğe aktarılmasının hedeflendiğini söyledi.







